Şirket Ortaklarının Kendi Şirketlerinde Sigortalılığı ve Çakışan Hizmetlerinin Aktarılması

Şirket Ortaklarının Kendi Şirketlerinde Sigortalılığı ve Çakışan Hizmetlerinin Aktarılması

Tarih: 24 Kasım 2014 | Bilgi Günceli,


5510 sayılı kanunun 53 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince aynı kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı bildirilememektedir.

Ancak Şirket ortağı olup aynı zamanda bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverenin yanında çalışan kimselerin 2008/Ekim ayı başından önce tabi olacakları sosyal güvenlik kuruluşu devredilen Sosyal Sigortalar Kurumunun 9/2/1993 tarihli ve 16-60. Ek Genelgesine göre belirlenmekte olup, söz konusu Genelge gereğince sigortalılıkları sürerken çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi ortak oldukları takdirde 506 sayılı Kanuna tabi sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar 1479 sayılı Kanuna tabi tutulmayacakları, kollektif şirket ve adi şirket ortaklarının ise aynı şirkette hizmet akdine dayanarak çalışmalarına yasal olarak imkan bulunmadığından 506 sayılı Kanuna tabi sigortalı olmayacakları talimatlandırılmıştır. “22.02.2013 tarih ve 2013/11 sayılı genelgenin dokuzuncu kısım birinci bölüm”

Örnek 1- 21/11/2007 tarihinden itibaren kendine ait limited şirket ortağı olduğu işyerinden hizmetleri bildirilen sigortalının bu çalışmalarının 01/10/2008 tarihinden sonra da kesintisiz olarak devam ettiği tespit edildiğinden sigortalılığı (4/a) kapsamında devam ettirilecektir.

Örnek 2- Örnek 1’deki sigortalının 25/12/2012 tarihinde kendine ait işyerinden işten ayrılış bildirgesi verildiği tespit edilmiş olup, kendi işyerinde bir daha (4/a) kapsamında bildirilemeyeceğinden, 26/12/2012 tarihinden itibaren (4/b) kapsamında sigortalılığı başlatılacaktır.

Kendi işyerinden veya ortak olduğu işyerinden (4/a) kapsamında bildirilen sigortalıların primlerinin geçerli sigortalılık statüsüne aktarma işlemleri

5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında (4/b) kapsamında sigortalı sayılanlar, kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, (4/a) kapsamında sigortalı bildirilemezler hükmü bulunmakta olup bu durumdaki sigortalıların tespiti 22/2/2013 tarihli ve 2013/11 sayılı Genelgenin dokuzuncu kısım birinci bölümde belirtilen hususlar doğrultusunda yapılacaktır.

Sigortalı tescil ve hizmet servislerince gerek sigortalılık statüsünün belirlenmesinde, gerek hizmet bildirme gerekse aylık bağlanması sırasında yapılacak hizmet birleştirme işlemlerinde sigortalıların kendi işyerlerinden bildirilip bildirilmediği hususu mutlaka kontrol edilecektir.

Kendi işyerlerinden (gerçek kişiler) kendilerini (4/a) kapsamında sigortalı olarak bildirenlerin (4/a) hizmetleri iptal edildikten sonra ödenen primler sigortalı ve işveren hissesi ile birlikte, ortak oldukları işyerlerinden (tüzel kişiler) (4/a) kapsamında sigortalı olarak bildirilenlerin ise sadece sigortalı hissesi (4/b)’ye aktarılacaktır.

Çakışan süreler içerisinde geçersiz olan sigortalılık statüsünde ödenen primlerin geçerli olan sigortalılık statüsüne aktarılmasında işverenlerden iptal nitelikte prim belgesi düzenlenmesi istenilmeyecek.

İlişiksiz belgesi verilmiş ihale konusu veya özel bina inşaatı işyerlerinde, çakışan hizmetlerin iptal edilmesinin ardından (4/a) kapsamında bildirilen sigorta primine esas kazanç tutarının, daha önce yapılmış olan ön değerlendirme veya araştırma işleminin sonucuna göre ya da işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarının tespiti hususunda düzenlenen müfettiş, serbest muhasebeci, mali müşavir ve yeminli mali müşavir raporuna istinaden, bildirilmesi gereken kazanç tutarının altına düşmüş olup olmadığına bakılmayacaktır.

Prim iade işlemleri

Çakışan hizmet sürelerine ilişkin prim aktarımı yapıldıktan sonra ya da her iki statü içinde prim ödendiğinin tespit edilmesi ve sigortalının Kuruma başka prim borcunun bulunmaması halinde yanlış ve yersiz alınmış primler sigortalının ya da hak sahiplerinin talebi halinde sigortalılara, hak sahiplerine ve işverenlere hissesi oranında iade edilecektir.

1/10/2008 tarihinden önce; (4/a) kapsamındaki primlerin sigortalı hissesi 506 sayılı Kanunun mülga 84 üncü maddesine göre, (4/b) kapsamındaki primler 1479 sayılı Kanunun mülga 55 inci maddesine göre alındıkları tarihten itibaren on yıl geçmemişse, (4/c) kapsamındaki primler ise 5434 sayılı Kanunun mülga 117 nci maddesine göre emekli keseneği ve kurum karşılıkları beş yıl geçmemişse, faiz uygulanmaksızın, 1/10/2008 tarihinden sonraki süreler ise 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesi kapsamında alındıkları tarihten itibaren on yıl geçmemiş ise kanuni faizi ile birlikte iade edilecektir.

Primlerin iadesinde kanuni faiz alındıkları tarihi takip eden aybaşından iadenin yapıldığı ayın başına kadar hesaplanacaktır.

Yanlış veya yersiz tahsil edilmiş olan primlerin ilgililere iade edilebilmesi için, primlerin tahsil edildiği tarihten talep tarihine kadar on yıllık sürenin geçmemiş olması, işyerinin bağlı bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine talepte bulunulması gerekmektedir.

İşveren prim hissesinin iade işlemleri

506 sayılı Kanunun mülga 84 üncü maddesinde yanlış veya yersiz olarak alınmış olan primlerin iadesinde yalnızca işveren hissesine kanuni faiz ödeneceği öngörüldüğünden, yanlış veya yersiz ödenen primlerin iadesi sırasında, kanuni faizin ne şekilde hesaplanacağı, primin 1/10/2008 öncesinde veya sonrasında tahsil edilmesine göre farklılık göstermektedir.

– 1/10/2008 ve sonrasında tahsil edilen primlerin iadesi

Yanlış veya yersiz olarak 1/10/2008 veya sonrasında tahsil edilmiş olan primlerin iadesi sırasında ödenecek kanuni faiz, primin Kurumumuza yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanacaktır. Ayrıca, ödeme tarihi 1/10/2008 ve sonrası olan primlerin iadesi sırasında, hem sigortalı hissesi için, hem de işveren hissesi için kanuni faiz ödenecektir.

– 30/9/2008 ve öncesinde tahsil edilen primlerin iadesi

506 sayılı Kanunun mülga 84 üncü maddesinde yanlış veya yersiz tahsil edilen primlerin iadesi sırasında, yalnızca işveren hissesine kanuni faiz ödeneceği öngörüldüğünden, 30/9/2008 veya öncesinde tahsil edilmiş olan primlerin iadesi sırasında, sigortalı hissesine 1/10/2008 tarihinden iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için, işveren hissesine ise primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için kanuni faiz ödenecektir.

– Gecikme cezası ve gecikme zammı ile veya tecil faizi ile birlikte tahsil edilmiş primlerin iadesi

Yanlış veya yersiz tahsil edilmesi nedeniyle iadesine karar verilen primlerin, yasal süresi dışında gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilmiş olması halinde, gecikme cezası ve gecikme zammının işveren tarafından ödenmiş olması nedeniyle, yanlış veya yersiz tahsil edilmiş prime ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammının tamamı, kanuni faizi ile birlikte işverene iade edilecektir.

Primlerin 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden tecil ve taksitlendirilerek ya da çeşitli kanunlar gereğince yeniden yapılandırılarak tahsil edilmiş olması halinde, yersiz tahsil edilen prime isabet eden faiz tutarı da yine işverene iade edilecektir.

– Yanlış veya yersiz tahsil edilmiş prime ilişkin kanuni faizin hesaplanması

Yanlış veya yersiz tahsil edilmiş primlerin ilgililere iadesi sırasında sigortalılara ve işverenlere ödenecek kanuni faiz; (Ana Para Tutarı x Faiz Oranı x Süre (Ay sayısı) / 1.200) formülü vasıtasıyla hesaplanacak.

Paylaş


Okuma Önerisi

Lüks Tüketimdeki Vergi İndirimi Ekonomiye Fayda Sağlamadı

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.