KDV Yönünden Vergi Artırımı Yapmak İsteyen Mükelleflerin Yeniden Gelir/Kurumlar Vergisi Yönünden Matrah Artırımı Yapmaları Zorunlu Değildir

KDV Yönünden Vergi Artırımı Yapmak İsteyen Mükelleflerin Yeniden Gelir/Kurumlar Vergisi Yönünden Matrah Artırımı Yapmaları Zorunlu Değildir

Tarih: 31 Temmuz 2018 | Güncel Gündem, Güncel Mevzuat, Vergi Günceli,


Hazine ve Maliye Bakanlığı, Gelir İdare Başkanlığı’nca yayınlanan “7143 Sayılı Kanun Uygulamaları” ile ilgili yazısında; 6736 sayılı Kanun’a göre gelir/kurumlar vergisinden matrah artırımı yapıp KDV yönünden matrah artırımı yapmayan mükelleflerin, 7143 sayılı Kanun çerçevesinde KDV yönünden vergi artırımı yapmak istemeleri halinde bu Kanuna göre yeniden gelir/kurumlar vergisi yönünden matrah artırımı yapmalarının zorunlu olmadığı belirtilmiştir.

İlgili yazıda;

Başkanlığımıza intikal ettirilen ilgi yazınız ve ekinin incelenmesi sonucu, 6736 sayılı Kanun‘a göre gelir/kurumlar vergisinden matrah artırımı yapıp KDV yönünden vergi artırımı yapmayan bazı mükelleflerin, 7143 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde KDV yönünden vergi artırımı yapmak istemeleri durumunda bazı dönemlerde hesaplanan KDV’lerinin bulunmaması sebebiyle kıyaslama yapmaya yönlendirilmesi üzerine, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılan matrah artırımının dikkate alınmaksızın 7143 sayılı Kanun’a göre kurumlar vergisi yönünden matrah artırımı yapılması istendiğinin anlaşıldığı ve bu durumun mükerrer matrah artırımına sebep olduğu ifade edilerek konu ile ilgili uygulamaya açıklık getirilmesi açısından bilgi talep edildiği anlaşılmıştır.

7143 sayılı Kanunun;

(5/3-a) maddesinde, “Katma değer vergisi mükellefleri, her bir vergilendirme dönemine ilişkin olarak verdikleri beyannamelerindeki (ihtirazi kayıtla verilenler dâhil) hesaplanan katma değer vergisinin yıllık toplamı üzerinden 2013 yılı için %3,5, 2014 yılı için %3 ve 2015 yılı için %2,5 2016 yılı için %2 ve 2017 yılı için % 1,5 oranından az olmamak üzere belirlenecek katma değer vergisini, vergi artırımı olarak bu Kanunun yayımlandığı tarihi izleyen ikinci ayın sonuna kadar beyan ederler. 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi ve geçici 17 nci maddesine göre tecil terkin uygulamasından faydalanan mükellefler için artırıma esas tutarın belirlenmesinde, tecil edilen vergiler hesaplanan vergiden düşülür.”

(5/3-b-3) maddesinde; “İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması halinde, ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması şartıyla artırılan matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi artırımında bulunmak suretiyle bu fıkradan yararlanılır. Şu kadar ki, ilgili takvim yılı içinde bu alt bentte belirtilen durumların yanı sıra vergiye tabi diğer işlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükelleflerin bu fıkra hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak %18 oranındaki katma değer vergisi tutarından aşağı olamaz. Bu kapsama giren mükellefler, gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları halinde bu fıkra hükmünden yararlanamaz.”

hükümleri yer almaktadır.

Bu hükümlerin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar 1 Seri No.lu Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7143 Sayılı Kanun Genel Tebliğ ile belirlenmiş olup Tebliğin “V/D-KATMA DEĞER VERGİSİNDE ARTIRIM” başlıklı;

(2-b) bölümünde;

”Artınının ilgili olduğu yıl içindeki dönemlere ait 1 No.lu KDV beyannamelerinin hiç verilmemiş ya da söz konusu takvim yılının sadece bir veya iki vergilendirme dönemi için beyanname verilmiş olması hâlinde, KDV artırım hükümlerinden yararlanabilmek için, mükelleflerin ilgili yıla ilişkin olarak gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları zorunludur.

Bu durumda olan adi ortaklık, kollektif ve adi komandit ortaklıklarda ortakların tamamının gelir veya kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmaları gerekmektedir. Ortaklık yapısının tamamen gerçek kişilerden oluşması durumunda, bilanço esasında gelir vergisi mükellefleri için belirlenen matrah artırımına ilişkin asgari tutar; adi ortaklığın ortaklık yapısında en az bir kurumlar vergisi mükellefi bulunması durumunda, kurumlar vergisi matrah artırımına ilişkin asgari tutar, ortaklık için KDV artırım tutarının tespitinde dikkate alınır.

Mükellefler, artırdıkları gelir veya kurumlar vergisi matrah tutarı üzerinden %18 oranında hesaplanacak KDV’yi, Kanunda öngörüldüğü süre ve şekilde ödemeleri hâlinde, KD V artırım hükümlerinden yararlanabileceklerdir.”

(3-a) bölümünde;

“İlgili talanın yılı içindeki işlemlerinin tamamı;

– İstisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşan veya diğer nedenlerle hesaplanan KDV beyanı, bulunmayan mükellefler ile

– Tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşan mükellefler ilgili yıl için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmuş olmaları şartıyla KDV artırımından faydalanabileceklerdir.

Buna göre, ilgili yıl içinde en az üç dönemde 1 No.lu KDV beyannamesi veren ve hiçbir dönemde hesaplanan vergisi çıkmayan veya sadece tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimleri nedeniyle hesaplanan vergi beyanı bulunan mükelleflerin artırım taleplerinde, bu Tebliğin bu bölümüne göre işlem yapılacaktır.

Bu mükelleflerin, KDV artırım talepleri nedeniyle ödeyecekleri vergi, gelir veya kurumlar vergisi bakımından artırılan matrahlara %18 oram uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.”

(3-b) bölümünde;

“7143 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b-3) bendinde, “…Şu kadar ki, ilgili talanın yılı içinde bu alt bentte belirtilen durumların yanı sıra vergiye tabi diğer işlemlerin de mevcudiyeti nedeniyle hesaplanan vergisi çıkan mükelleflerin bu fıkra hükmüne göre ödemeleri gereken katma değer vergisi tutarı, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanacak %18 oranındaki katma değer vergisi tutarından aşağı olamaz. Bu kapsama giren mükellefler,

gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmamaları hâlinde bu fıkra hükmünden yararlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.

Kanunun 5 inci maddesinde, KDV artırımında bulunulan yıl içindeki vergilendirme dönemlerinden herhangi birisine ilişkin KDV beyannamesinde “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” bulunmayan mükelleflerin, gelir veya kurumlar vergisi için matrah artırımında bulunmalarının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Mükellefler, ilgili yıl içindeki katma değer vergisi beyannamelerini vermekle birlikte, beyannamelerinin bazılarında “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” bulunmayabilir. Bu durum, mükelleflerin işlemlerinin tamamının istisna kapsamındaki teslim ve hizmetlerden, ilgili dönemde işlemin bulunmamasından veya diğer nedenlerden kaynaklanabilir.

Buna göre, mükelleflerin KDV artırımından yararlanmak istedikleri yıl içindeki bazı dönemlerine ait beyannamelerinde, tecil-terkin uygulaması kapsamındaki işlemler dışındaki işlemleri dolayısıyla “Hesaplanan Katma Değer Vergisi”yer alması durumunda, vergi artırımı nedeniyle ödemeleri gereken verginin tespiti için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulundukları tutarın %18’i ile karşılaştırma yapılması gerekmektedir. Artırım talebi nedeniyle ödenmesi gereken vergi, önce mükellefin beyanname verme durumuna göre bu Tebliğin (V/D-1) veya (V/D-2) bölümlerine, daha sonra bu bölüme göre hesaplanacaktır. Bu tutarlardan büyük olanı, artırım nedeniyle ödenmesi gereken vergi olarak kabul edilecektir.

Bu çerçevede, yıl içindeki beyannamelerinin tamamını vermekle birlikte, beyannamelerin bazılarında “Hesaplanan Katma Değer Vergisi” bulunmayan mükelleflerin artırım talebinde bulunmaları hâlinde, hesaplanan vergi bulunan beyannamelerindeki hesaplanan vergiler toplanacak ve bu toplama, ilgili yıl için öngörülen artırım oranı uygulanarak artırım tutarı hesaplanacaktır. Ancak bu tutar, mükellefin gelir/kurumlar vergisi matrah artırımına %18 oranı uygulanmak suretiyle bulunan tutardan küçük olursa büyük olan tutar dikkate alınacaktır.

Bu kapsama giren mükelleflerin, yıllık gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmaları zorunludur.”

açıklamalarına yer verilmiştir.

7143 sayılı Kanun kapsamında KDV artırım talebinde bulunulacak yıllara ilişkin KDV beyannamelerinin bazılarında hesaplanan KDV bulunmaması halinde 7143 sayılı Kanunun (5. (3).b.3) maddesine göre ilgili yıllar için gelir/kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunulması zorunlu olup gelir/kurumlar vergisi artırım tutarının %18’i ile karşılaştırma yapılması gerekmektedir.

Buna göre; 7143 sayılı Kanuna göre ilgili yıllara ilişkin KDV beyannamelerindeki hesaplanan KDV tutarlarına ilgili yıl için belirlenen KDV artırım oranının uygulanması suretiyle bulunan tutar ile 7143 sayılı Kanuna göre hesaplanan gelir/kurumlar vergisi artırım tutarının %18’i karşılaştırılacak bu tutarlardan büyük olanı KDV artırım tutarı olarak dikkate alınacaktır.

7143 sayılı Kanun kapsamında KDV artırım talebinde bulunulacak yıllara ilişkin KDV beyannamelerinin bazılarında hesaplanan KDV’si bulunmayan ancak, ilgili yıllara ilişkin 6736 sayılı Kanuna göre gelir/kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmuş olan mükelleflerin söz konusu yıllara ilişkin 7143 sayılı Kanuna göre gelir/kurumlar vergisi yönünden matrah artırımında bulunmasına gerek bulunmamakta olup, 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılacak KDV artırımına ilişkin kıyaslamada 7143 sayılı Kanuna göre hesaplanan gelir/kurumlar vergisi artırım tutarının %18’i dikkate alınacaktır.

TÜRMOB’un, MB Gelir İdaresi Başkanlığı’na gönderdiği “Matrah Artırımı” ile ilgili yazısına ulaşmak için tıklayınız.

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdare Başkanlığı’ndan “7143 Sayılı Kanun Uygulamaları” ile ilgili gelen yazıya ulaşmak için tıklayınız.

Paylaş


Okuma Önerisi

01 Mart 2017 Tarihinde Gelir ve Kurumlar Vergisi Standart İade Sistemi (GEKSİS) Kılavuzu ve Sık Sorulan Sorular Güncellenmiştir.

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.