Bağımsız Denetimde Marjlar Daralıyor

Bağımsız Denetimde Marjlar Daralıyor

Tarih: 3 Mart 2015 | Güncel Gündem, Makaleler,


Bilindiği üzere; anonim şirketler için zorunlu bir organ olan “Denetçilik” ve/veya “Denetim Kurulu” 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Ticaret Kanunu hükümleri gereğince kaldırıldı. Önceki uygulamaya göre, anonim şirketlerde denetim görevini yönetim kurulu üyesi olmayan şirket ortakları ya da şirket ile ilişkisi olmayan kişiler de yapabiliyorken; Yeni Ticaret Kanunu hükümleri ile bu denetimlerin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı konularına açıklık getirildi. Denetim ve denetçilik belirli esaslara bağlanarak şirket denetçiliğine son verilip “Bağımsız Denetçilik” modeline geçildi.
Şirket denetçiliğinden bağımsız denetçiliğe geçiş sürecinde ilk uygulama olarak her şirketin değil, belirli oran ve tutarları aşan şirketlerin anonim şirket ya da limited şirket olduklarına bakılmaksızın denetime tabi tutulması esas olarak getirildi.
Uygulamanın yürürlüğe girdiği 3. yılda ise 2015 yılında bağımsız denetime tabi olacak şirketler için uygulanacak oran ve tutarlar yeniden düzenlenerek 01.02.2015 tarih, 29254 sayılı Resmi Gazetede Bakanlar Kurulu Kararı ile yayınlandı.
Söz konusu karara göre;

Aktif Toplamı : 50 Milyon TL ve üzeri,

Yıllık Net Satış Hasılatı : 100 Milyon TL ve üzeri

Çalışan Sayısı : 200 kişi ve üzeri

olan şirketlerin anonim ya da limited şirket olduklarına bakılmaksızın bağımsız denetime tabi olacaklarına yönelik düzenleme ilan tarihi itibari ile yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Belirlenen oranların yıllar itibariyle hep aşağıya çekildiği dikkate alındığında, amacın zaman içerisinde tüm firmaları bağımsız denetim şemsiyesine dâhil etmek olduğu net olarak anlaşılmaktadır. Geçiş süreci olarak düşünebileceğimiz bu süre içerisinde piyasanın denetim ve denetçilik konusuna alıştırılarak tüm piyasaya yayılması hedeflenmektedir.
Bağımsız denetimin kamu ve firmalar açısından önemli yararlar sağlayacağı öngörülmesine karşılık, son düzenlemeyle bağımsız denetim kapsamına giren şirketlerde, bağımsız denetim yaklaşımının henüz tam olarak kavranamamış oluşundan kaynaklı önyargıların da bulunduğu dikkat çekmektedir. Bağımsız denetimin, şirketleri kısıtlayan ve mali külfet getiren bir uygulama olduğu yönündeki yaklaşım ve tepkiler, denetim kuruluşları açısından zorlayıcı bir unsur haline gelmektedir.
Şirketlerin sağlam bir mali yapı oluşturabilmeleri için muhasebe ve finans işlemlerinin önemini ortaya çıkaran ve bize göre şirketlerin kendilerini değerlendirmelerini sağlayacak olan bağımsız denetimin yaygınlaştırılması, tüm firmaların mali bir disipline kavuşmasında önemli rol oynayacaktır.

Paylaş


Okuma Önerisi

İkinci El Araçlarda KDV Satın Alındığı Oranda Uygulanacaktır

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.