Cayma Tazminatlarında KDV

Cayma Tazminatlarında KDV

Tarih: 1 Nisan 2014 | Güncel Gündem, Makaleler,


I- GENEL AÇIKLAMA

Ticari hayatta mal alım-satım, kiralama vb. sözleşmelerine çeşitli adlar altında tazminat hükümleri konulması olayına sıkça rastlanılmaktadır. Bunun nedeni ise, tarafların sözleşmeden caymamaları ve sözleşmeleri feshetmemeleri, sözleşmelerin kesinleştirilmesidir. Bunlara en önemli örnek ise, cayma tazminatlarıdır.
Cayma tazminatı, akdin yapıldığı sırada karşı tarafa verilen ve sözden cayılması halinde de karşı tarafta kalması kabul edilen veya ayrıca verilmesi gereken paradır. Açıkça cayma tazminatı olarak verilmediği sürece sözleşmede kapora ve pey akçesi vb. şekilde verilen paralar akdi bozmakta haklı olup olmadığına bakılmaksızın veren tarafça istirdat olunabilir. ([1])
Aşağıda, taraflardan birisinin sözleşmeden caydığı durumlarda karşı tarafa ödenen cayma tazminatının KDV karşısındaki durumu incelenerek, bu konudaki Maliye Bakanlığı görüşlerine de yer verilerek kişisel görüşlerimiz belirtilecektir.

II- SÖZLEŞMEDEN CAYMA TAZMİNATLARININ KDV KARŞISINDAKİ DURUMU

A- 60 SIRA NO.LU KDV SİRKÜLERİ’NDE YER ALAN DÜZENLEME
Tazminatların KDV karşısındaki durumu konusunda 8.8.2011 tarihli ve 60 Sıra No.lu KDV Sirküleri’nde aşağıdaki açıklama yapılmıştır:

“ 1.2. Tazminatlar
1.2.1. Herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olarak ortaya çıkmayan tazminat ve benzeri ödemeler prensip olarak KDV’nin konusuna girmemektedir.
Bu kapsamda, işin sözleşme şartlarına uygun yapılmaması, işin verilen süre içerisinde tamamlanmaması, sözleşmenin feshedilmesi gibi nedenlerle tazminat, cayma bedeli vb. adlarla yapılan cezai şart mahiyetindeki ödemeler herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığı olmadığından KDV’nin konusuna girmemektedir.
Buna göre;
(1) Belediye tarafından ihale edilip sözleşmeye bağlanan inşaat, onarım, malzeme ve hizmet alımı işlerinde yükleniciden kaynaklanan gecikmelerden dolayı yükleniciye gecikme cezası tahakkuk ettirilmesi durumunda sözleşme gereği yükleniciden gecikme cezası adı altında tahsil edilen bedel KDV’ye tabi olmayacaktır. Öte yandan, gecikme cezasının hakedişten kesilerek tahsil edilmesinin, belediyenin yükleniciye ödemesi gereken KDV tutarına etkisi bulunmamaktadır.
(2) İşverenler tarafından çalışanlara ödenen kıdem tazminatları ücret mahiyetinde olduğundan KDV’nin konusuna girmemektedir. Bu nedenle;
– İşçilerin iş akitleri feshedilmeden bir başka işverene nakledilmesi nedeniyle, işçilerin tazminat tutarlarının devir tarihine kadar hesaplanarak yeni işverene aktarılması,
– İşçilerin yeni işverence iş akitlerinin feshedilmesi veya emeklilik hakkı kazanmaları nedeniyle, tazminat tutarlarının eski işverenin sorumlu olduğu kısmının yeni işverene aktarılması
KDV’ye tabi olmayacaktır.
(3) Bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmeyen veya buna bağlı olarak ortaya çıkmayan sigorta tazminatları KDV’nin konusuna girmemektedir. Bu durumda, sigortalının hasar gören eşya için sigorta şirketinden aldığı tazminat için KDV hesaplanması söz konusu olmayacaktır.
Ancak, sigortalı mükellefin hasar gören eşyayı tamir ettirerek, adına düzenlenen faturaları ibraz etmek suretiyle tamir bedelini sigorta şirketinden tahsil ettiği durumda, sigortalının, sigorta şirketi adına yaptığı ve KDV’ye tabi olan masrafların aynen sigorta şirketine yansıtılması için fatura düzenlenmesi ve KDV hesaplanması gerekmektedir.
1.2.2. KDV Kanununun 24/c maddesinde, vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin, KDV matrahına dahil olduğu hükme bağlanmıştır.
Buna göre, KDV’ye tabi bir teslim veya hizmetin karşılığında alınan bedelle ilgili olarak, tazminat adı altında olsa bile, yapılan ödemeler matraha dahil olduğundan, bunlar üzerinden teslim veya hizmetin tabi olduğu oranda KDV hesaplanması gerekmektedir.
Örneğin, elektrik faturasının vadesinden sonra ödenmesi nedeniyle aboneden alınan %5 geç ödeme tazminatı KDV matrahına dahil edilerek, toplam tutar üzerinden KDV hesaplanacaktır.”

B- SÖZLEŞMEDEN CAYMA TAZMİNATLARININ KDV KARŞISINDAKİ DURUMU

60 Sıra No.lu Sirkülerde yapılan açıklamalardan da fark edileceği üzere, tazminatların KDV karşısındaki durumu; bu tutarların;
– KDV’nin konusuna giren bir teslim veya hizmetin karşılığını oluşturup oluşturmadıklarına ve/veya
– Söz konusu teslim ve hizmetin bedelinin süresinde ödenip ödenmemesine bağlı olarak ortaya çıkıp çıkmadıklarına
bağlı olarak değişmektedir.
Dolayısıyla tazminat veya tazminat adı altında yapılan ödemeler,
– KDV’ye tabi bir teslim veya hizmetin karşılığını oluşturması veya vergiye tabi teslim ve hizmet bedellerinin süresinde ödenmemesi ve/veya geç ödenmesinden kaynaklanması durumunda, KDV’ye tabi olacak,
– Bir teslim veya hizmetin karşılığını oluşturmaması veya KDV’nin konusuna girmeyen/KDV’den istisna olan bir teslim ve hizmet bedelinin ödenmemesi ve/veya geç ödenmesinden kaynaklanması halinde ise KDV’ye tabi olmayacaktır. ([2])

Sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafa verilen ve sözden cayılması halinde de karşı tarafta kalması kabul edilen veya ayrıca verilmesi gereken para olarak tanımlanan cayma tazminatı da, bir çeşit tazminat ödemesidir. Bu ödeme de, taraflardan birisinin sözleşmedeki taahhüdünden cayarak sözleşmenin hükümsüz kalmasına neden olması nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Yani, sözleşmenin konusu teslim ve hizmet henüz gerçekleştirilmeden, taraflardan birisinin vazgeçmesidir.
Buna göre, sözleşmeden cayma tazminatları taraflardan birisinin sözleşmeden cayması nedeniyle ortaya çıktığından ve karşılığında diğer tarafın cayan tarafa bir teslim veya hizmet ifasında bulunması söz konusu olmadığından, KDV’nin konusuna girmemektedir. Sözleşmeden cayılması nedeniyle cayan tarafın diğer tarafa ödediği bu tazminat nedeniyle, diğer tarafın cayan tarafa bir mal teslimi veya hizmet ifasında bulunması söz konusu değildir. Dolayısıyla, KDV’nin konusuna girmeyen bu tazminatlar nedeniyle KDV hesaplanması da söz konusu olmayacaktır.
Nitekim, Maliye Bakanlığı da aynı görüşte olup, gerek yukarıda belirtilen 60 Sıra No.lu KDV Sirkülerinde gerekse aşağıda özetlerine yer verilen özelgelerinde aynı doğrultuda açıklama yapmıştır:

“Dilekçenize konu olayda, kira sözleşmesi devam etmekte iken, işyeri sahibinin talebi üzerine işyerinin boşaltılması karşılığında alınan bedelin, herhangi bir mal teslimi veya hizmet ifası karşılığında alınmış bir bedel olmayıp bir nevi cayma bedeli olması nedeniyle, söz konusu bedel üzerinden KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.” ([3])
“Sözleşmeye konu malların tesliminin, alıcı firmanın şantiyesinin bulunduğu ülkede çıkan karışıklık nedeniyle gerçekleşmemesi sonucu malları temin ettiğiniz satıcı firmaya iade etmeniz nedeniyle ödenen cezai bedeller herhangi bir mal teslimi ya da hizmet ifası karşılığı olmadığından KDV’ye tabi bulunmamakta olup, aslı KDV ye tabi olmayan söz konusu cezai bedellerin malları almaktan vazgeçen firmaya yansıtılması amacıyla düzenlenecek faturada da KDV hesaplanmayacaktır.” ([4])
“Dilekçenizde, mümessillik anlaşmasını feshetmek istediğiniz, sözleşmenin feshinden dolayı diğer firmanın tazminat olarak tarafınıza 30.000.- USD (Amerikan Doları) ödeyeceği belirtilmekte olup, yapılan bu ödemeye ilişkin fatura tanzim edip etmeyeceğiniz ve bu ödemenin katma değer vergisine (KDV) tabi olup olmayacağı sorulmaktadır. (…)
Cezai şart olarak alınan tazminatlar, bir teslimin veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden, bu ödemeler KDV ye tabi olmayacaktır.” ([5])
“Anlaşmaların iptal edilmesi nedeniyle tur acentelerine yapılan ödemelerin karşılığı olarak tahsil edilen tutarlar ile erken tahliyeden dolayı tahsil edilen tutarlar, herhangi bir teslim veya hizmetin karşılığını teşkil etmediğinden bu tutarlar üzerinden KDV hesaplanmasına gerek bulunmamaktadır.”([6])

III- SONUÇ

Yukarıda yapılan açıklamalardan da fark edileceği üzere, taraflardan birisinin sözleşmeden cayması nedeniyle diğer tarafa ödemek zorunda olduğu cayma tazminatları, tazminat alan tarafın cayan tarafa yaptığı bir teslim veya hizmetin karşılığını oluşturmadığından, KDV’nin konusuna girmemektedir. Diğer bir ifadeyle, cayma tazminatını alan tarafça cayan tarafa düzenlenecek faturada gösterilecek tazminat bedeli üzerinden KDV hesaplanması ve beyan edilmesi söz konusu olmayacaktır. Maliye Bakanlığı da aynı görüşte olup, verdiği özelgelerde ve 60 No.lu KDV Sirküleri’nde bu doğrultuda açıklama yapmıştır.

[1]Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 23.03.2004 tarih veEsas No: 2003/6039, Karar No: 2004/3240 sayılı Kararı
[2] Abdullah TOLU, “Sözleşme Feshinden Doğan Tazminatların KDV Karşısındaki Durumu”, Yaklaşım, Haziran 2012, Sayı:234
[3] MB. GİB. Aydın VDB.nin 3.9.2013 tarih ve 79690095-130-9 sayılı özelgesi
[4] MB. GİB. İstanbul VDB.nin 29.5.2013 tarih ve 11395140-019.01-792 sayılı özelgesi
[5] MB. GİB. İstanbul VDB.nin 5.9.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-1476 sayılı özelgesi
[6] MB. GİB. Muğla VDB.nin 1.11.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.48.15.01-KDV17-111 sayılı Özelgesi.

Paylaş


Okuma Önerisi

Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı’nın Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Belirlendi

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.