İflas Erteleme ve İflas Sürecinde Zamanaşımı

İflas Erteleme ve İflas Sürecinde Zamanaşımı

Tarih: 19 Nisan 2016 | Güncel Gündem, Makaleler,


Özellikle son dönemde ticari hayatta yaşanan daralma “iflas erteleme” ve “iflas” mekanizmalarını öne çıkarmış ve tartışılır hale getirmiştir. Uygulamada tartışmalara neden olmaları nedeniyle bu iki kurumda günlük ihtiyaca ve ekonomik gelişmelere uygun yasal düzenlemeler yapılmasını gerekli kılmıştır.
Bu konuda yapılan son yasal düzenleme Tahsilat Genel Tebliğinde yapılan ve 16 Nisan 2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan değişikliktir. Söz konusu değişiklik ile tahsil zamanaşımına ilişkin yeni düzenlemeler yapılmış olup bu arada iflas erteleme ve iflas sürecindeki zamanaşımı süreleri de açıklanmış ve tartışmalı olan bazı hususlar netlik kazanmıştır.
Örneğin tahsil zamanaşımını durduran haller 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun ile düzenlenmiştir. Ancak özel kanunlarda, anılan 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen amme alacakları için tahsil zamanaşımının işlememesini sağlayacak şekilde düzenlemeler yer alabilmektedir. Bu gibi durumlarda özel kanunlarda yer alan hükümlerin uygulanacağı ve buna istinaden amme alacaklarının tahsil zamanaşımının işlemeyeceği tabiidir.
İflas erteleme kurumunda yapılan düzenlemeler, yukarıda değinilen özel kanun hükümlerinin başında gelmektedir. İcra ve İflas Kanununun iflas ertelemesi ile ilgili 179/b maddesinde “Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen amme alacaklarına ilişkin tahsil zamanaşımı, iflas ertelemesi süresince işlememektedir.
Yani iflas ertelemesi süresinde tahsil zamanaşımı durmakta, iflas erteleme süresinden sonra yeniden başlamaktadır.
Zamanaşımına iflas kurumu temelinde bakarsak, iflas durumunda zamanaşımı süresi ise aciz vesikasına bağlanmıştır. İcra ve İflas Kanunu gereğince borçlunun iflasına hükmedilmesi sonucunda mallarının tasfiye edilmesine rağmen alacaklıların alacaklarını tahsil edememeleri durumunda aciz vesikası düzenlenmektedir. İcra ve İflas Kanunun 143-6. maddesinde “Bu borç, borçluya karşı, aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” hükmü yer almaktadır. Buna göre, iflasına karar verilen amme borçlusu hakkında İcra ve İflas Kanunun ilgili maddeleri uyarınca yapılan tasfiye sonucunda amme alacağının tahsil edilememesi halinde aciz vesikasının düzenlendiği tarihten itibaren yirmi yıl geçtikten sonra bu alacak zamanaşımına uğrayacaktır.

Dolayısıyla, yapılan bu yasal düzenlemeler ile iflas erteleme ve iflas kurumları için zamanaşımı yeniden düzenlenmekle beraber, bu konularda ki icra iflas kanunu ve amme alacakları tahsili usulü hakkındaki kanun arasında var olan farklılıklar da giderilmiştir. Uygulamada birlik sağlanmıştır.

Paylaş


Okuma Önerisi

Aynı Sermaye Tespit Raporlarına Pratik Bir Çözüm Önerisi

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.