İhbar İkramiyesinin Gelir Vergisi İle Veraset ve İntikal Vergisi Karşısındaki Durumu

İhbar İkramiyesinin Gelir Vergisi İle Veraset ve İntikal Vergisi Karşısındaki Durumu

Tarih: 1 Aralık 2014 | Güncel Gündem, Makaleler,


I- GENEL AÇIKLAMA

Geçmişten günümüze vergi kayıp ve kaçakçılığını önlemek için çeşitli önlemler alınmaktadır. Bunlardan birisi de, vergi kayıp ve kaçağını ihbar edenlere ikramiye ödenmesi yöntemidir. Kamuoyunda bu şekilde ödenen ikramiyeler “ihbar ikramiyesi” olarak adlandırılmaktadır.

İhbar ikramiyesi, 1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval ile Bunların İntifa Haklarının ve Daimi Vergilerin Mektumlarını Haber Verenlere Verilecek İkramiye Hakkında Kanunun 6. maddesine istinaden ödenmektedir. Söz konusu 6. maddede, ihbar ikramiyesinin üçte birinin (1/3) verginin kesin olarak tahakkukunda, üçte ikisinin (2/3) ise verginin tahsilinden hemen sonra ödeneceği açıklanmıştır.
Uygulamada, bu şekilde ödenen ihbar ikramiyelerinin gelir vergisine mi yoksa veraset ve intikal vergisine mi (VİV) tabi olacağı, vergilendirme ve beyanname verme başta olmak üzere pek çok konuda tereddütlerle karşılaşılmaktadır.

Aşağıda, ihbar ikramiyelerinin gelir vergisi (GV) ile VİV karşısındaki durumu incelenecek, bu konudaki kişisel görüşlerimiz belirtilecektir.

II- İHBAR İKRAMİYESİNİN GV VE VİV KARŞISINDAKİ DURUMU

A- İHBAR İKRAMİYESİNİN GELİR VERGİSİ KARŞISINDAKİ DURUMU

105 Seri No.lu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin “III-Muhbir Ve Müsadirlere Verilen İkramiyelerin Gelir Vergisi Hükümleri Karşısındaki Durumu” başlıklı bölümünün 3 ve 4. paragraflarında;

” … Öte yandan, vazifesinin mahiyeti icabı olmaksızın sair bir şekilde bilgisi dahiline giren bir vergi kaçakçılığı olayını ihbar eden bir devlet memuruna veya memur olmayan herhangi bir şahsa ihbarlarının tahakkuk etmesi sebebiyle, 1905 sayılı Kanuna istinaden ödenen ikramiyelerin bu ikramiyelerin Gelir Vergisi Kanununun 2 nci maddesinde sayılan gelir unsurlarından hiç birine girmemesi sebebiyle Gelir Vergisi konusuna ithaline mahal ve imkân bulunmamaktadır.

Söz konusu ikramiyelerin, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu hükümleri dairesinde Veraset ve İntikal Vergisine tabi tutulması gerekir.”
açıklaması yer almaktadır.

Buna göre, 1905 sayılı Kanuna göre ödenen ihbar ikramiyeleri Gelir Vergisi Kanununda sayılan gelir unsurlarından hiç birisinin kapsamına girmediğinden, gelir vergisine tabi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, ihbar ikramiyesi alan ihbarcıların bu ikramiyeleri gelir vergisi yönünden beyan etmeleri ya da bunların ödenmesi sırasında ödeyen kurum tarafından gelir vergisi stopajı yapılması söz konusu olmayacaktır.

Nitekim, konu ile ilgili olarak verilen bir özelgede,

“1905 sayılı Kanuna göre ödenen muhbir ikramiyeleri Gelir Vergisi Kanununda sayılan gelir unsurları kapsamında değerlendirilmemektedir.”
Şeklinde görüş bildirilmiştir ([1]).

B- İHBAR İKRAMİYESİNİN VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KARŞISINDAKİ DURUMU

7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun;

– 1. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu,

– 2. maddesinin (d) fıkrasında, “ivazsız intikal” tabirinin, hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda olan ivazsız iktisapları ifade ettiği,

– 4. maddesinin (d) bendinde, ivazsız suretle vaki intikallerin (2012 yılı için) 3.010. TL’sinin vergiden istisna edileceği,

– 5. maddesinde, verginin mükellefinin veraset yoluyla veya ivazsız bir surette mal iktisap eden şahsın olacağı,

– 7. maddesinde, veraset yoluyla veya sair suretle ivazsız mal iktisap edenlerin iktisap ettikleri malları bir beyanname ile bildirmeye mecbur oldukları,

– 9. maddesinin 2. fıkrasında, diğer suretle meydana gelen intikallerde malların hukuken iktisap edildiği tarihi takip eden bir ay içinde veraset ve intikal vergisi beyannamesinin verileceği,

– 11. maddesinde de, değerleme gününün, miras yoluyla meydana gelen intikallerde mirasın açıldığı, diğer suretle meydana gelen intikallerde malların hukuken iktisap edildiği gün olduğu
hükme bağlanmıştır.

1 Seri No.lu Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde de, malların hukuken iktisabı; gayrimenkullerin tapu siciline kaydedilmesiyle, menkul malların da teslimi ile vaki olacağı ve bu tarihi takip eden günden başlayarak bir ay içinde beyannamenin verileceği açıklanmıştır.

Öte yandan, Türk Medeni Kanununun 763. maddesinde de
“Taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir.
Bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu hâllerde o şeyin maliki olur.”
hükmü yer almaktadır.

Bu hükümlere göre, malların veraset yoluyla veya her ne suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikali veraset ve intikal vergisine tabi olup, yukarıda belirtilen şekilde mal iktisap eden şahıslar tarafından bu mallara ilişkin beyannamelerin iktisap tarihinden itibaren bir ay içerisinde ilgili vergi dairesine verilmesi, vergi dairesince de iktisap edilen değer üzerinden (2014 yılı için) 3.371 liralık istisna düşüldükten sonra kalan kısım üzerinden verginin hesaplanması gerekir. Ayrıca söz konusu maktu istisna haddi her iktisap için ayrı ayrı uygulanacaktır.

Yukarıda (A) bölümünde de açıklandığı üzere, 105 Seri No.lu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği gereği, 1905 sayılı Kanuna göre ödenen ihbar ikramiyelerinin veraset ve intikal vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Ancak, vergilendirmede ihbar ikramiyesinin üçte birinin verginin kesin olarak tahakkukunda, üçte ikisinin ise verginin tahsilinden hemen sonra ödeneceği hususunun göz önünde tutulması gerekmektedir.
Dolayısıyla, 1905 sayılı Kanuna göre ödenecek olan ihbar ikramiyesinin yetkili makamca kısım kısım ödenmesi halinde her ödeme ayrı hukuki bir iktisap olacağından, yapılan her ödeme tutarına ilişkin olarak hukuken iktisap edildiği tarihten itibaren bir ay içinde veraset ve intikal vergisi beyannamesinin verilmesi ve (2014 yılı için) 3.371 liralık istisnanın da her ödeme için ayrı ayrı uygulanması gerekmektedir ([2]).

III- SONUÇ

Yukarıda yapılan açıklamalardan da fark edileceği üzere, 1905 sayılı Kanuna göre ödenen ihbar ikramiyeleri Gelir Vergisi Kanununda sayılan gelir unsurlarından hiç birisinin kapsamına girmediğinden, gelir vergisine tabi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, ihbar ikramiyesi alan ihbarcıların bu ikramiyeleri gelir vergisi yönünden beyan etmeleri söz konusu olmayacaktır. Ancak, ihbar ikramiyeleri veraset ve intikal vergisine tabi bulunmaktadır.

Paylaş


Okuma Önerisi

2014 Yılında Uygulanacak Veraset ve İntikal Vergisi Tarifesi ve İstisna Tutarları Belli Oldu (45 SERİ NO.LU VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ)

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.