İthalatta Gözetim Uygulaması Kapsamındaki Eşya Nedeniyle Ödenen KDV İndirilmezse İade Edilebilir mi?

İthalatta Gözetim Uygulaması Kapsamındaki Eşya Nedeniyle Ödenen KDV İndirilmezse İade Edilebilir mi?

Tarih: 1 Ocak 2013 | Güncel Gündem, Makaleler,


I- GENEL AÇIKLAMA

Bilindiği üzere, Ekonomi Bakanlığı, ithalat konusu malın, benzer veya doğrudan rakip mallar üreten yerli üreticiler
üzerinde ciddi zarar oluşturacak miktar ve şartlarda ithal edilmesi halinde korunma önlemleri alabilmektedir. Korunma
önlemlerine karar verilebilmesi için, ithalat miktarı ve şartlarının yerli üreticiye zarar verir nitelikte olduğunun
gözlemlenmesi gerekmektedir. Gözetim uygulaması, bir malın aynı veya doğrudan rakip malları üreten yerli üreticiler
üzerinde zarar tehdidi yaratan miktar ve/veya şartlarda ithal edilmesi halinde söz konusu malın ithalatının ve/veya
ithalattaki gelişmelerin gözlenmesidir. Bir malın ithalatında kaydedilecek gelişmeler, Ekonomi Bakanlığı İthalat
Genel Müdürlüğü’nce düzenlenen veya onaylanan “Gözetim Belgesi” ile izlenmektedir. Korunma önlemleri ise; bir
malın aynı veya doğrudan rakip malları üreten yerli üreticiler üzerinde ciddi zarar veren veya ciddi zarar tehdidi
oluşturan miktar ve/veya şartlarda ithal edildiği hallerde ülke menfaatleri de göz önüne alınarak yapılacak soruşturma
sonucunda başvurulması öngörülen tedbirleri kapsamaktadır. Gözetim uygulaması bir korunma önlemi olmayıp,
kapsama alınan malın ithalatına herhangi bir kısıtlama getirilmesi, vergi oranlarında bir artış yapılması veya ek mali
yükümlülükler getirilmesi söz konusu değildir. İthalatta gözetim uygulaması; ilgili Karar, İthalatta Gözetim
Uygulanması Yönetmeliği ve Tebliğleri çerçevesinde yürütülmektedir.

Ancak uygulamada, gümrük idarelerince gözetime tabi eşyanın ithali sırasında gözetim belgesi ibraz edilmesi
durumunda bu belgeye istinaden eşyanın serbest dolaşıma girişi sağlanırken, gözetim belgesi olmadığı halde beyan
edilen kıymetin, ithal eşyasının kıymeti ile ilgili tebliğinde belirtilen kıymete ulaşması veya bu kıymeti aşması
durumunda yükümlüden ihtirazı kayıt yapmayacağına dair taahhüt alınarak serbest dolaşıma girişine izin
verilmektedir. İthal eşyasının kıymetinin ilgili tebliğinde belirtilen kıymete ulaşması ise ek beyan ile sağlanmaktadır.
Mükellefin ek kıymet beyanı sonucu oluşan kıymet, eşyanın nihai kıymeti olarak değerlendirilerek, başka bir işleme
gerek kalmaksızın, serbest dolaşıma giriş rejimi işlemleri tamamlanmaktadır. Bu uygulama ise, ithalatta KDV
matrahını ve dolayısıyla hesaplanan KDV tutarını yükseltmekte, eşyanın yurt içi satış bedelinden daha fazla oranda
KDV hesaplanmasına neden olmaktadır. Örneğin, ithal eşyanın kıymeti ile ilgili tebliğindeki hesaplamaya göre değeri
130.000 TL. olan bir eşyanın gümrük beyannamesinde (giriş) 65.000 TL olarak beyan edildiğini, aynı eşyanın yurt
içinde 90.000 TL.ye satıldığını varsayalım. Gümrük idaresi 130.000 TL. üzerinden 23.400 TL. KDV (% 18) tahakkuk
ettirip tahsil ederek eşyanın serbest dolaşımına izin vermektedir. İthalatçı ise yurt içinde aynı eşyayı daha düşük bir
bedel olan 90.000 TL.ye satarak 16.200 TL. KDV hesaplamakta ve tahsil etmektedir. Bu durumda, ithalatçının anılan
uygulama nedeniyle 7.200 TL. (23.400 – 16.200) fazla bir KDV yüklenimi söz konusu olmaktadır.

Aşağıda, ithalatta gözetim uygulaması nedeniyle ithal eşyasının gerçek değeri üzerinden değil, eşyanın kıymetine
ilişkin Tebliğe göre belirlenen bedeli üzerinden ödenen KDV’nin akıbeti konusu incelenecek, bu şekilde ödenen
KDV’nin iade edilip edilemeyeceği veya gider yazılıp yazılamayacağı hususundaki görüşlerimiz belirtilecektir.

A- YASAL MEVZUAT

KDV Kanununun;
– 1/2 . maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV ye tabi olduğu,
– 21. maddesinde, ithalatta verginin matrahının, ithal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük
vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun
bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri, ithalat sırasında
ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar, gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve
ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemelerin toplamı
olduğu,

– 29/1-b maddesinde, mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV den, bu Kanunda aksine
hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen KDV yi
indirebilecekleri, 29/2. maddesinde ise, bir vergilendirme döneminde indirilecek KDV toplamı, mükellefin vergiye tâbi
işlemleri dolayısıyla hesaplanan KDV toplamından fazla olduğu takdirde, aradaki farkın sonraki dönemlere
devrolunacağı ve iade edilmeyeceği,

– 58. maddesinde, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV ile mükellefçe indirilebilecek KDV
nin, Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği
hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, KDV Kanununun 29/2 ve 32. maddelerinde iade hakkı doğuran işlemler tadadi olarak sayılmıştır.

B- İTHALATTA GÖZETİM UYGULAMASI KAPSAMINDAKİ EŞYA NEDENİYLE ÖDENEN KDV’NİN
İADE EDİLİP EDİLEMEYECEĞİ VEYA GİDER OLARAK DİKKATE ALINIP ALINAMAYACAĞI

1) Maliye Bakanlığı’nın Görüşü ve Uygulaması

a) İthalatta Gözetim Uygulaması Kapsamındaki Eşyanın Tespit Edilen Değeri Üzerinden Ödenen KDV’nin
İadesinin Mümkün Olup Olmadığı

Yukarıda da ifade edildiği üzere, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğler kapsamında ithal edilen mallar
için gümrükte hesaplanan KDV’lerin, bu malların malın satışı nedeniyle hesaplanan KDV’den çok fazla olması
nedeniyle indirim yoluyla telafi edilmeleri kısa ve orta vadede mümkün olamamaktadır. Bu durum ise, indirilemeyen
bu vergilerin mükelleflere iade edilip edilemeyeceği konusunu beraberinde getirmektedir.

KDV Kanununda iade hakkı doğuran işlemler Kanunun 32. maddesinde sayılan istisna kapsamındaki işlemler ile 29/2.
maddesinde belirtilen indirimli orana tabi işlemlerdir. Yüklenilip indirilemeyen KDV’ler, ancak bu kapsama girmesi
halinde mükelleflerine iade edilmektedir.

Maliye Bakanlığı, İthalatta Gözetim Uygulaması kapsamında yapılan ithalatların, KDV Kanununda düzenlenmiş iade
hakkı doğuran işlemler arasında yer almaması nedeniyle bu ithalatlar nedeniyle gümrükte eşyanın beyan edilen
değerinden değil de, ilgili mevzuatına göre tespit edilen kıymeti üzerinden ödenen KDV’lerin, Kanunun 32 ve 29/2.
maddelerine göre iadesinin mümkün olmadığı, bu şekilde ödenen KDV’lerin indirim yoluyla giderilmesi gerektiği
görüşünde olup, verdiği özelgelerin bazılarının özetleri aşağıdadır:

“Özelge talep formunuzda, Çin’den ithal ettiğiniz mallarla ilgili gümrük giriş beyannamesinde malın 66.383,83 TL
değerine Gümrük Müdürlüğü tarafından ithal edilen mallar için istatistiki kıymet uygulaması neticesinde
187.994,06 TL yurtdışı değer ilave edildiği ve toplam KDV matrahının 266.945,60 TL olarak belirlenip firmanızdan
45.718,47 TL KDV tahsil edildiği belirtilerek, indirim konusu yapacağınız katma değer vergisi (KDV) ve emtia
değeri hususunda bilgi verilmesi talep edilmektedir. (…) İthal ettiğiniz emtiayı aktifinize maliyet bedeli ile almanız
gerekmekte olup, ithalatta korunma önlemi olan istatistiki kıymet olarak uygulanan tutarın maliyet bedeline
eklenmesi mümkün bulunmamaktadır. Diğer taraftan, ithalatta verginin matrahını oluşturan rakam, malın gümrük
vergisi matrahına esas olan kıymeti; malın gümrük vergisinden muaf olması durumunda ise sigorta ve navlun
bedelleri dahil (CIF) değer olacağından, gümrük beyannamesindeki her türlü masraflar dahil toplam tutar
üzerinden hesaplanan KDV hariç bedel dikkate alınarak ithalatta verginin matrahının belirlenmesi ve firmanız
tarafından Çin’den ithal edilen ve yurt içinde satışı gerçekleştirilen mallar için, gümrük beyannamesindeki KDV
matrahı üzerinden gümrükte ödenen 45.718,47.TL KDV nin genel hükümler çerçevesinde indirim konusu
yapılması, indirim yoluyla giderilemeyen KDV nin ise sonraki döneme devredilmesi gerekmektedir.”( 1)

“ Firmanız tarafından Çin’den ithal edilen ve yurt içinde satışı gerçekleştirilen porselenler için, malın gümrükçe
tespit edilen değeri üzerinden hesaplanan KDV tutarının, genel hükümler çerçevesinde indirim konusu yapılması
mümkün bulunmakta olup, indirim yoluyla giderilemeyen KDV, sonraki dönemlere devredilecektir. Dolayısıyla
ithalat sırasında fazladan ödenen KDV tutarlarının, iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle yüklenilen bir vergi
olmaması halinde iadesi söz konusu değildir.” ( 2)

2) İthalatta Gözetim Uygulaması Kapsamında Ödenen KDV’nin, GVK ve KVK Açısından Gider Olarak
Dikkate Alınıp Alınamayacağı

KDV Kanununun 58. maddesinde, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV ile mükellefçe
indirilebilecek KDV’nin, Gelir ve Kurumlar Vergisi matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmeyeceği hükme
bağlanmıştır.

Maliye Bakanlığı, İthalatta Gözetim Uygulaması kapsamında yapılan ithalatlar nedeniyle eşyanın gerçek bedeli değil
gümrükçe ilgili mevzuatına göre tespit edilen değeri üzerinden ödenen KDV’nin, Kanunun 29 ve 34. maddelerine göre
indirilebilecek KDV niteliğinde olduğu ve bu KDV’lerin GVK ve KVK açısından gider olarak dikkate alınamayacağı
görüşünde olup, verdiği bir özelgede;

“ Firmanız tarafından ithal edilen mallar için ödenen KDV, KDV Kanununun 29 uncu maddesi kapsamında
indirim konusu yapılabilecek olup, indirim yoluyla telafi edilemeyen KDV nin gelir ve kurumlar vergisi
matrahlarının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.”(3)
Şeklinde idari görüş bildirmiştir.

B- KİŞİSEL GÖRÜŞÜMÜZ

Gözetim uygulaması kapsamına alınan ithal eşyalarından gerçek değeri değil de gümrükçe tespit edilen değeri
üzerinden KDV alınması ancak yurt içi düşük satış bedelleri üzerinden daha az tutarda KDV tahsil edilmesi, ithalatçı
mükellefleri devamlı bir suretle indirilemeyen KDV sorunu ile karşı karşıya bırakmaktadır. Bu sorun, söz konusu
eşyaların ithalatı yapıldığı müddetçe, artarak devam edecektir.

Kişisel görüşümüze göre, bu şekilde ödendiği halde indirim konusu yapılamayan KDV’nin, KDV Kanununun genel
sistematiği içerisinde iade konusu yapılması mümkün görülmemektedir. Kanunda düzenlenen iade hakkı doğuran
işlemler (örneğin ihracat istisnası, taşımacılık istisnası vb.) incelendiğinde, bu işlemlerde KDV iadesinin anılan
işlemleri teşvik etmek amacıyla getirildiği anlaşılmakta olup, ithalatta gözetim uygulaması kapsamına alınan işlemlerin
iade hakkı doğuran işlem olarak değerlendirilmesi teknik olarak mümkün değildir. Bize göre, KDV Kanununun 29/4.
maddesinde yer alan ve Maliye Bakanlığı’na, vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları, vergi
mükerrerliğine ve vergi muafiyetine meydan vermeyecek şekilde, bu Kanunun ana ilkelerine uygun olarak giderme ve
indirimle ilgili usul ve esasları düzenleme yetkisi veren düzenleme de, iadeye imkan vermemektedir.

Bu konuda yapılabilecek en anlamlı uygulama, gözetim uygulaması kapsamında hesaplanan KDV’nin, eşyanın
ithalatçı tarafından beyan edilen değeri ile gümrükçe hesaplanan değeri arasındaki farka isabet eden kısmının doğrudan
gider yazılması veya maliyet olarak dikkate alınmasına olanak verilmesidir. Bu çözüm yolunun hayata geçirilebilmesi
için, kanuni bir düzenleme yapılması gerekmektedir. Aksi halde, kapsama giren mükelleflerin indirilemeyen KDV
sorunu artarak devam edecektir.

Paylaş


Okuma Önerisi

Özel İndirim Kartlarıyla Firma Çalışanlarına Alışverişlerinde Yapılacak İndirimlerin Ucret Olarak Değerlendirilip Değerlendirilmeyeceği ve KDV’ye Tabi Olup Olmayacağı

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.