Konut Olarak Edinilmekle Beraber Serbest Meslek Faaliyetinde Fiilen İşyeri Olarak Kullanılan Taşınmazlarda Gelir Vergisi ve KDV Uygulaması

Konut Olarak Edinilmekle Beraber Serbest Meslek Faaliyetinde Fiilen İşyeri Olarak Kullanılan Taşınmazlarda Gelir Vergisi ve KDV Uygulaması

Tarih: 1 Mart 2013 | Güncel Gündem, Makaleler,


I- GENEL AÇIKLAMA

Bilindiği üzere Avukat, SMMM, YMM vb. serbest meslek erbabı konut olarak satın aldıkları taşınmazları
fiilen serbest meslek faaliyetlerinde iş yeri olarak kullanabilmektedirler. Bu gibi durumlarda, işyeri olarak
kullanılan taşınmazlar için amortisman ayrılıp ayrılamayacağı, taşınmaz kredi ile alınmışsa ödenen faizlerin
ne şekilde işleme tabi tutulacağı, bu işyeri için yapılan tadilat vb. harcamaların gider olarak dikkate alınıp
alınmayacağı, taşınmaz alımı ve tamiratları için yapılan giderlerin KDV’sinin indirim konusu yapılıp
yapılamayacağı hususlarında tereddütlerle karşılaşılmaktadır.

Aşağıda, belirtilen hususlar incelenecek, Vergi İdaresi görüşlerine de yer verilerek kişisel görüşlerimiz
belirtilecektir.

II- SERBEST MESLEK FAALİYETİNDE FİİLEN İŞYERİ OLARAK KULLANILAN
TAŞINMAZLARDA GELİR VERGİSİ VE KDV UYGULAMASI
A- GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN

1) Bu şekilde Kullanılan Taşınmazlar İçin Amortisman Ayrılabilir mi? Ayrılan Amortismanlar
Mesleki Kazancın Tespitinde Gider Olarak Dikkate Alınabilir mi?

Bilindiği üzere, serbest meslek kazancının tanımı, serbest meslek erbabı, serbest meslek kazancının tespiti
ve kazancın tespitinde indirilecek giderler Gelir Vergisi Kanunu’nun 65-68. maddelerinde hükme
bağlanmıştır.

Anılan Kanun’un;

– 67. maddesinde; “ serbest meslek kazancının bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı
olarak tahsil edilen para ve ayınlar ile diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen
menfaatlerden, bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan fark olduğu,
amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde Vergi Usul Kanunu’nun 328. maddesine
göre hesaplanan müspet farkın kazanca ilave edileceği, mesleki kazançların Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre tutulan serbest meslek kazanç defterine istinaden tespit edileceği

– 68. maddesinin 1. bendinde ise, mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel
giderlerin hasılattan indirileceği, ikametgahlarının bir kısmını işyeri olarak kullananların ikametgah
için ödedikleri kira giderlerinin tamamını ve ısıtma ve aydınlatma gibi sair giderlerin yarısını
indirebilecekleri, işyeri kendi mülkü olanların kira yerine amortismanı, ikametgahı kendi mülkü olup
bunun bir kısmını işyeri olarak kullananların ise amortismanın yarısını gider yazabilecekleri

hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan, Vergi Usul Kanunu’nun

– 211. Maddesinde, serbest meslek erbabının işlerinde bir yıldan fazla kullandıkları ve amortismana tabi
tuttukları tesisat ve demirbaş eşyanın kıymetleri ile amortismanlarını 189. maddede yazılı şekilde tutulan
amortisman kayıtlarında gösterecekleri,

– 313 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında; işletmede bir yıldan fazla kullanılan ve yıpranmaya, aşınmaya
veya kıymetten düşmeye maruz bulunan gayrimenkullerle 269’uncu madde gereğince gayrimenkul gibi
değerlenen iktisadi kıymetlerin, alet, edavat, mefruşat, demirbaş ve sinema filmlerinin birinci kısımdaki
esaslara göre tespit edilen değerinin bu Kanun hükümlerine göre yok edilmesinin amortisman mevzuunu
teşkil ettiği,

– 328. maddesinde ise, “amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde alınan bedel ile bunların
envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki farkın kâr ve zarar hesabına geçirileceği, işletme hesabı
esasında defter tutan mükelleflerle serbest meslek kazanç defteri tutan mükelleflerin bu farkı
defterlerinde hasılat veya gider kaydedecekleri

belirtilmiş bulunmaktadır.

Bu hükümlere göre, konut olarak edinilmekle birlikte serbest meslek faaliyetinde fiilen işyeri olarak
kullanılan taşınmazların envanter defterine veya amortisman listelerine kaydedilmek şartıyla amortismana
tabi tutulabilecek olup, bu taşınmazlara ilişkin amortisman giderleri mesleki kazancın tespitinde gider olarak
dikkate alınabilecektir.

2) Taşınmazların Banka Kredisi İle Satın Alınması Halinde Ödenen Faizlerin Gider Kaydedilip
Kaydedilemeyeceği

Vergi Usul Kanunu’nun 262. maddesinde maliyet bedeli, “İktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut
değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını
ifade eder.” şeklinde tanımlanmış, 269. Maddesinde de iktisadi işletmelere dahil bilimum
gayrimenkullerin maliyet bedeli ile değerleneceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 163 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, yatırımların finansmanında kullanılan
kredilerle ilgili faizlerden kuruluş dönemine ait olanların sabit kıymetle birlikte amortisman yoluyla itfa
edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi gerekmekte; işletme dönemine ait olanların ise, ilgili
bulundukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana
tabi tutulmasının mümkün olduğu ve iktisadi kıymetin aktifleştirme işleminin gerçekleştiği dönemin
sonuna kadar oluşan kısmının maliyetle ilişkilendirilmesi, aktifleştirildikten sonraki döneme ilişkin
olanların ise maliyet bedeline eklenmesi veya doğrudan gider yazılması hususunda mükelleflerin serbest
oldukları belirtilmiştir.

Bu çerçevede, konut olarak edinilmekle beraber serbest meslek faaliyetlerinde fiilen işyeri olarak kullanılan
taşınmazların iktisabı için kullanılan banka kredileri nedeniyle ödenen faizlerin, taşınmazların aktife alındığı
hesap dönemi sonuna kadar olan kısmının maliyete intikal ettirilmesi zorunlu olup, sonraki dönemlerde
ödenen kredi faizlerinin maliyet bedeline intikal veya doğrudan gider olarak indirilmesi mümkün
bulunmaktadır.

Konu ile ilgili olarak verilen bir özelgelerde,

“Konut olarak edinmekle beraber serbest meslek faaliyetinizde işyeri olarak kullandığınız gayrimenkulün
iktisabı için kullanılan banka kredisi nedeniyle ödenen faizlerin, gayrimenkulün aktife alındığı hesap
dönemi sonuna kadar olan kısmının maliyete intikal ettirilmesi zorunlu olup, sonraki dönemlerde ödenen
kredi faizlerinin maliyet bedeline intikal veya doğrudan gider olarak indirilmesi mümkün
bulunmaktadır.”(1)

“Serbest meslek faaliyetinde kullandığınız gayrimenkulün iktisabı için kullanılan banka kredisi
dolayısıyla ödenen faizlerin, gayrimenkulün aktife alındığı hesap dönemi sonuna kadar olan kısmının
maliyete intikal ettirilmesi zorunlu olup, sonraki dönemlerde ödenen kredi faizlerinin ise maliyete intikal
ettirilmesi veya doğrudan gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır. Diğer taraftan, söz konusu
gayrimenkul için hesaplanacak amortismanların, serbest meslek faaliyetinden elde edilen gelirden
indirilebileceği açıktır.” (2)
Şeklinde görüş bildirilmiştir.

3) Bu Taşınmazların Tamir, Bakım v Onarım Giderleri Hakkında Yapılacak İşlem

Konut olarak edinilmekle beraber serbest meslek faaliyetlerinde fiilen işyeri olarak kullanılan taşınmazların
normal tamir, bakım ve temizlik giderleri dışında gayrimenkulü genişletmek veya değerini artırmak
amacıyla yapılacak giderleri, gayrimenkulün maliyetine eklenerek amortisman ayrılmak suretiyle hasılattan
indirilebilir. Ancak, normal tamir, bakım ve temizlik giderleri ise gayrimenkulün genişletilmesine veya
değerinin arttırılmasına yönelik harcamalar niteliğinde olmadığından, bu çeşit giderlerin doğrudan hasılattan
indirilecek gider olarak dikkate alınması gerekir. Vergi İdaresi’nin görüşü de bu doğrultudadır. (3)

B- KDV YÖNÜNDEN

KDV Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, “mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve
hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’yi indirim
konusu yapabilecekleri”, 3. fıkrasında “İndirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı
aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde
kullanılabileceği” 30/d maddesinde ise, “Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde
indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV’nin indirim konusu yapılamayacağı” hükme
bağlanmıştır.

Bu çerçevede, konut olarak edinilmekle beraber serbest meslek faaliyetlerinde fiilen işyeri olarak kullanılan
taşınmazların alımında ödenen KDV ile bu taşınmaza ilişkin olarak yapılan tamirat, tadilat, temizlik vb.
giderler için yüklenilen KDV’ler, faturada ayrıca gösterilmesi ve vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu
takvim yılı aşılmamak şartıyla faturanın kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde indirim
konusu yapılabilecektir. Vergi İdaresinin görüşü de bu doğrultudadır. (4)

III- SONUÇ

Yukarıda yapılan açıklamalardan da fark edileceği üzere, konut olarak edinilmekle birlikte serbest meslek
faaliyetinde fiilen işyeri olarak kullanılan taşınmazların envanter defterine veya amortisman listelerine
kaydedilmek şartıyla, amortismana tabi tutulabilecek, ayrılan amortismanları ile normal tamir, bakım ve
temizlik giderleri mesleki kazancın tespitinde indirilecek gider olarak dikkate alınabilecektir. Taşınmazların
banka kredisi ile satın alınması halinde ödenen faizlerin taşınmazların aktife alındığı hesap dönemi sonuna
kadar olan kısmının maliyete intikal ettirilmesi zorunlu olup, sonraki dönemlerde ödenen kredi faizlerinin
mükellefin tercihine göre maliyet bedeline intikali veya doğrudan gider olarak dikkate alınması mümkün
bulunmaktadır. Ayrıca, gerek bu taşınmazların alımında ödenen KDV’nin, gerekse bu taşınmaza ilişkin
olarak yapılan tamirat, tadilat, temizlik vb. giderler için yüklenilen KDV’lerin indirim konusu yapılması
mümkün bulunmaktadır.

Paylaş


Okuma Önerisi

Yeni TTK Ve VUK’a Göre Tutulması Gereken Defterler Ve Tasdik Süreleri

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.