Şüpheli Alacaklara Karşılık Ayırmanın Yeni Yolu: İflas Erteleme!

Şüpheli Alacaklara Karşılık Ayırmanın Yeni Yolu: İflas Erteleme!

Tarih: 4 Kasım 2015 | Güncel Gündem, Makaleler,


Şirketlerin şüpheli alacak karşılığı ayırmaları ve bunları gider olarak yazmaları 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri ile düzenlenmiştir. Kanunun “Şüpheli Alacaklar” başlıklı 323. maddesinde;

“Ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla;

Dava veya icra safhasında bulunan alacaklar;

Yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar;

Şüpheli alacak sayılır.

Yukarıda yazılı şüpheli alacaklar için değerleme gününün tasarruf değerine göre pasifte karşılık ayrılabilir.

Bu karşılığın hangi alacaklara ait olduğu karşılık hesabında gösterilir. Teminatlı alacaklarda bu karşılık teminattan geri kalan miktara inhisar eder.

Şüpheli alacakların sonradan tahsil edilen miktarları tahsil edildikleri dönemde kâr-zarar hesabına intikal ettirilir.”
hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, yasal tahsilat sürecinde bulunan alacaklarla, yapılan protestoya veya yazı ile birden fazla kez talep edilmiş olmasına rağmen ödenmemiş olan, ancak dava ve icra takibine değmeyecek kadar düşük miktarlı alacaklar şüpheli alacak sayılmakta olup, söz konusu alacaklar için karşılık ayrılması mümkün bulunmaktadır. Anılan şartlardan herhangi birisinin mevcut olmaması halinde ise şüpheli alacak kaydına dolayısıyla karşılık ayrılmasına imkan bulunmamaktadır. Vergi Usul Kanunu’ndaki bu hükmün  amacı alacağın şüpheli hale geldiğinin ispat edilmesidir.

Diğer taraftan, ekonomik durumu kötü olan ancak mahkeme tarafından düzelme ihtimali kabul edilen firmalara, yine mahkeme tarafından onaylanmış bir plan çerçevesinde toparlanma, yeniden üretme ve katma değer yaratma imkanı verilerek, borçlarını ödeme kabiliyeti sağlamayı amaçlayan ve mali açıdan kötü durumdaki firmaların sıklıkla başvurduğu bir yol olan iflasın ertelenmesi modeline bakıldığında, alacağın şüpheli hale geldiğinin tespiti ile ilgili bir husus daha karşımıza çıkmaktadır.

Konu ile ilgili yasal zemini oluşturan İcra ve İflas Kanunu’nun 179/b maddesi, iflas erteleme kararının etkileri arasında, borçlu aleyhine hiçbir şekilde icra takibi yapılamayacağını, önceden başlamış takiplerin de duracağını belirtmektedir. İflas erteleme kararının verilmesi, firmadan alacağı olanların alacaklarını tahsil etme imkânını ortadan kaldırmamakta, yalnızca icra takipleri engellenmektedir. Ayrıca erteleme kararı, dava açsın açmasın tüm alacaklılar bakımından sonuç doğurmakta olduğundan alacaklıların tek tek dava açmalarına ve icra takibi yapmalarına gerek bulunmamaktadır.
Bu da, iflas erteleme durumundaki borçludan olan tüm alacakların şüpheli hale geldiğinin mahkeme kararı ile ispatıdır.

Ayrıca, gerek borçlu  şirket hakkında “iflasın ertelenmesi” kararının verilmesi ile iflasa ilişkin şartların varlığının tamamen ortadan kalktığından söz edilemeyecek olması, gerekse iflası ertelenen borçlu şirketin takibi İcra ve İflas Kanunu uyarınca engellenmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, iflası ertelenen şirketten tahsil edilemeyen ve kanunen takibine de imkân olmayan alacaklar için mahkemece iflasın ertelenmesine ilişkin kararın verildiği hesap döneminde şüpheli alacak karşılığı ayrılması Maliye Bakanlığının verdiği muktezalar ile de mümkün bulunmaktadır.

İflası ertelenen borçlu şirketin iflas veya iflastan kurtulma halleri söz konusu olur ise, karşılık ayrılan şüpheli alacaklardan varsa tahsil edilen tutarların, tahsil edildikleri dönemde kâr – zarar hesabına intikal ettirilmesi gerekmektedir.

Diğer bir ifadeyle, kısa zaman içinde ticari hayatın önemli bir kurumu haline dönüşen iflas erteleme modeli ile alacağın şüpheli hale geldiği yargı kararı ile ispat edilmektedir.

Dolayısıyla Vergi Usul Kanununda karşılık ayrılması için istenilen şart gerçekleşmiş olmakta ve bu Maliye Bakanlığı muktezaları ile de desteklenmektedir. Bu nedenle uygulamada var olan durumun yasal çerçevesinin netleştirilmesi amacıyla, Vergi Usul Kanununun 323. maddesindeki şüpheli alacak tanımına, firma hakkında iflas ertelemesi kararının alınmış olmasının da eklenilmesi yerinde olacaktır.

Paylaş


Okuma Önerisi

Denetim Kuruluşları ve Denetçiler Tarafından Yapılacak Bildirimler

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.