Akaryakıt Dağıtım Şirketlerince Bayilere Ödenen Yatırım Destek Primi veya Yatırımlara Katkı Paylarında Gider – Gelir Yazma Zamanı

Akaryakıt Dağıtım Şirketlerince Bayilere Ödenen Yatırım Destek Primi veya Yatırımlara Katkı Paylarında Gider – Gelir Yazma Zamanı

Tarih: 4 Mart 2013 | Vergi Günceli,


Akaryakıt dağıtım şirketlerince Rekabet Kurumu’nun sektör düzenlemesi de dikkate alınarak akaryakıt bayileri ile beş yıllık bayilik anlaşması yapılarak, bunlara bu beş yıllık bayilik süresinin herhangi bir döneminde ve bayilik süresi ile herhangi bir ilişki kurulmaksızın bayilerin istasyona yapacağı yatırımlara destek olmak amacıyla yatırım destek primi veya yatırımlara katkı payı adı altında fatura karşılığı ödeme yapılmaktadır.

Uygulamada bayilere yapılan bu ödemelerin fatura tarihinde mi yoksa dönemsellik ilkesi gereği bayilik sözleşme süresince mi gider yazılacağı hususunda tereddütlerle karşılaşılmaktadır.

1) Akaryakıt Dağıtım Şirketleri Bayilere Ödedikleri Yatırım Destek Primi veya Yatırımlara Katkı Paylarını Ne Zaman Gider Yazabilecekler?

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 6. maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Gelir Vergisi Kanununun “Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti” başlıklı 38 inci maddesinde ise; bilanço esasına göre ticari kazancın, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanunun 40 ve 41. maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanunun 40. maddesinde de; safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmıştır.

Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında sayılan kanunen kabul edilmeyen giderler dışında kalan ticari organizasyona bağlı olarak yapılan giderlerdir. Bu giderlerin kurum kazancından indirilebilmesi için ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılmış olması, gider ile iş arasında açık, güçlü bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir.

Öte yandan, ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar “dönemsellik ilkesi” ile “tahakkuk esası ilkesi”dir. Tahakkuk esası ilkesinde, gelir veya giderin miktar ve mahiyet itibariyle kesinleşmiş olması yani geliri veya gideri doğuran işlemin tekemmül etmesinin yanı sıra, miktarının ve işlemden kaynaklanan alacağın veya borcun ödeme şartlarının da belirlenmiş olması gereklidir. Bu esas dikkate alındığında bir gelir veya gider unsurunun özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibariyle kesinleştiği dönemin kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Dönemsellik ilkesi ise, bu gelir veya giderin ilgili olduğu döneme intikalinin sağlanmasıdır.

Bu çerçevede, akaryakıt dağıtım şirketlerince istasyon yatırımlarına destek olmak üzere bayilere yapılacak yatırım destek primi veya yatırımlara katkı payı ödemelerinin kira sözleşmesi ile ilişkilendirilmeksizin tahakkuk ettiği dönemde kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

Nitekim, Maliye Bakanlığı’nca verilen bir özelgede;

“Şirketinizin bayilerine, istasyona yapacakları yatırıma destek olmak üzere yatırım destek primi veya yatırımlara katkı paylarının, kira sözleşmesi ile ilişkilendirilmeksizin tahakkuk ettiği dönemde kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkündür. Öte yandan, bahse konu destek primi veya yatırımlara katkı paylarının, elde eden bayi açısından da aynı dönem ticari kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınmasının gerekeceği tabiidir.”

Şeklinde görüş bildirilmiştir. (GİB. Büyük Mükellefler VDB.nin 16/01/2012 tarihli ve B.07.1.GİB.4.99.16.02-KVK-6-21 sayılı özelgesi)

2) Bayiler Aldıkları Yatırım Destek Primi veya Yatırımlara Katkı Paylarını Ne Zaman Gelir Olarak Dikkate Alacaklar?

Yukarıda (1). Bölümde yer alan yasal hükümler dikkate alındığında, bayilerin bu şekilde kendilerine ödenen destek primi veya yatırımlara katkı payı tutarlarını tahsil ettikleri dönemde kurum kazancı ve/veya geliri olarak dikkate almaları gerekir.

Konu hakkında Maliye Bakanlığı’nca verilen bir özelgede;

“Destek primi veya yatırımlara katkı paylarının, elde eden bayi açısından da aynı dönem ticari kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınmasının gerekeceği tabiidir.”

Şeklinde görüş bildirilmiştir. (GİB. Büyük Mükellefler VDB.nin 16/01/2012 tarihli ve B.07.1.GİB.4.99.16.02-KVK-6-21 sayılı özelgesi)

Paylaş


Okuma Önerisi

Üniversitelere Yapılan Ayni Bağışların Mali Mevzuat Karşısındaki Durumu

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.