Altın Mevduat ve Kredilerinde Değerleme

Altın Mevduat ve Kredilerinde Değerleme

Tarih: 27 Şubat 2015 | Vergi Günceli,


Son yıllarda bankaların geliştirdiği bir enstrüman aracı olan vadeli altın mevduatları ile altın kredilerin dönem sonu değerlemesinde tereddütler oluşmaktadır. Vadeli altın mevduat ve kredilerin değerlemesine ilişkin görüşlerimiz aşağıdaki gibidir.

A. ALTIN MEVDUAT VE KREDİSİ NEDİR?

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2008-32/35 No.lu Tebliğin (bundan sonra “Tebliğ” olarak anılacaktır.) 3’üncü maddesinde bankaların Türkiye’de ve yurt dışında yerleşik gerçek ve tüzel kişiler adına vadeli veya vadesiz olarak altın depo hesabı açabilecekleri, 8’inci maddesinde ise kıymetli maden üretimi veya ticareti ile iştigal eden müşterilerine bankacılık mevzuatı dahilinde altın kredisi kullandırabilecekleri düzenlenmiştir.

Tebliğin 9 uncu maddesinde, altın kredisi hesaplarına bankalarca tespit edilecek oranlar üzerinden tahakkuk ettirilecek faizler, altın olarak hesaplarda izleneceği, bu kredi hesaplarının müşteriler tarafından altın teslimi suretiyle veya banka ile müşteri arasında varılacak anlaşmaya göre Türk Lirası veya döviz geri ödemesi yapılarak kapatılabileceği düzenlenmiştir.

B. ALTIN MEVDUAT VE KREDİNİN DÖNEMSONU DEĞERLEMESİ

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 281 ve 285’inci maddelerinde alacak ve borçların mukayyet değerleriyle değerleneceği, mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit alacak ve borçların değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınacağı düzenlenmiştir.

Anılan kanunun289’uncu maddesinde ise, değerleme esasları bölümünde yazılı olmayan veyahut yazılı olup da kendi ölçüleriyle değerlenmesine imkân bulunmayan iktisadi kıymetlerden bina ve arazinin vergi değerleriyle, diğerlerinin ise, varsa borsa rayici, yoksa mukayyet değerleri, o da yoksa emsal bedeliyle değerleneceği ifade edilmiştir.

Diğer taraftan, Tebliğin 10’uncu maddesinde, “altın, gümüş veya platin alış ve satış fiyatları bankalarca, serbestçe tespit edilir.” hükümlerine yer verilmiştir.

Buna göre, mezkur kanunun 289’uncu maddesine göre değerleme yapılabilmesi, kendi ölçüsüyle değerlenmesine imkân bulunmaması halinde söz konusu olacaktır. Ancak, altın mevduat ve kredisi işletme açısından bir alacak ve borç niteliği taşıdığından değerleme ölçüsü olarak alacak ve borçlar için belirlenen ölçünün kullanılması ve VUK’un 281 ve 285 inci maddeleri uyarınca mukayyet değerle değerlenmesi, dönem sonu itibariyle de faiz tahakkukunun yapılarak gelir ve gider hesaplarına intikal ettirilmesi gerekmektedir.

Dönem sonu değerlemede tahakkuk eden altın faiz alacak veya borç miktarının banka tarafından değerleme günü itibariyle tespit edilen fiyat üzerinden hesaplanarak gelir veya gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.

*Sirkülerlerimizde bir konunun kapsamlı bir şekilde ele alınması amaçlanmamıştır. Konu hakkında genel olarak bilgi vermek ve yorum yapmak hedeflenmektedir. Bu sirkülerler ile profesyonel anlamda danışmanlık hizmeti sunulmamaktadır. Sirküler konusu hususlara ilişkin kararlarınızda konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Sirküler içeriği nedeniyle doğabilecek uyuşmazlık ve ihtilaflardan kaynaklanan zarardan sirküler dayanak gösterilerek Güncel Group sorumlu tutulamaz.

Paylaş


Okuma Önerisi

Geçici Kabule Tabi İşler Geçici Kabul Olmaksızın Beyan Edilebilir mi?

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.