Avukatların Yurt Dışındaki Davaları Nedeniyle Türkiye’deki Müşterilerine Yurt Dışında Verdikleri Avukatlık Hizmetlerinde Vergilendirme ve Belge Düzeni

Avukatların Yurt Dışındaki Davaları Nedeniyle Türkiye’deki Müşterilerine Yurt Dışında Verdikleri Avukatlık Hizmetlerinde Vergilendirme ve Belge Düzeni

Tarih: 30 Aralık 2013 | Vergi Günceli,


Türkiye’de yerleşik avukatlar, yine Türkiye’de bulunan müşterilerinin yurt dışındaki alacak, icra vb. davalarına bakabilmekte, bu kapsamda yurt dışına çıkarak avukatlık hizmetlerini verebilmektedirler. Bu gibi durumlarda yurt dışında verilen bu hizmetler için serbest meslek makbuzu düzenlenip düzenlenmeyeceği ve bu hizmetlerin Türkiye’de vergilendirilip vergilendirilmeyeceği konularında tereddütlerle karşılaşılmaktadır.

1) Yurt Dışında Verilen Avukatlık Hizmetleri İçin Serbest Meslek Makbuzu Düzenlenip Düzenlenmeyeceği

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 236. maddesinde;

“Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha serbest meslek makbuzu tanzim etmek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak mecburiyetindedir.”

hükmü yer almaktadır.

Dolayısıyla, avukatların Türkiye’deki müşterilerinin yurt dışındaki davalarına katılma faaliyeti serbest meslek faaliyeti olduğundan, avukatların yurt dışında verdikleri avukatlık hizmetlerine ilişkin olarak serbest meslek makbuzu düzenlemeleri gerekmektedir.

2) Yurt Dışında Verilen Avukatlık Hizmetlerinden Sağlanan Serbest Meslek Kazancının Türkiye’de Gelir Vergisine Tabi Tutulup Tutulmayacağı

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin (1) numaralı bendinde, Türkiye’de yerleşmiş olan gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergilendirilecekleri hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 65 inci maddesinde;

“Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır…”

hükmü yer almaktadır. Anılan Kanunun 66.  maddesinde ise, serbest meslek faaliyetini mutad meslek halinde ifa edenlerin, serbest meslek erbabı olduğu hükmüne yer verilmiştir. Yine aynı Kanunun 94. maddesinin birinci fıkrasında, kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmiş olup, aynı maddenin 2/b numaralı bendiyle, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemeler üzerinden % 20 oranında tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Bu çerçevede, avukatların Türkiye’deki müşterilerinin yurt dışındaki davalarına katılarak yurt dışında verdikleri avukatlık hizmetlerinin serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, hizmet verilen müşterilerin Gelir Vergisi Kanununun 94. Maddesinde sayılan kişi ve kuruluşlar arasında yer almaları halinde ödenen toplam tutar üzerinden Gelir Vergisi Kanununun 94/2-b maddesine göre gelir vergisi tevkifatı yapmaları gerekmektedir.

3) Yurt Dışında Verilen Avukatlık Hizmetlerinin KDV’ye Tabi Olup Olmayacağı

3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun;

– 1/1 inci maddesinde, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu,

–  4/1 nci maddesinde, hizmetin teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bu işlemlerin bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği,

 – 6/b maddesinde, hizmet ifalarında işlemin Türkiye’de yapılmasının, hizmetin Türkiye’de yapılmasını veya hizmetten Türkiye’de faydalanılmasını ifade ettiği,

hüküm altına alınmıştır.

Öte yandan 60 Seri No.lu KDV Sirkülerinin 1.1.1. Yurtdışındaki İşlemler başlıklı  bölümünde;

“KDV Kanununun 1 ve 6 ncı maddelerine göre, yurtdışında gerçekleşen mal teslimleri ile yurt dışında ifa edilip yine yurtdışında yararlanılan hizmetler KDV’nin konusuna girmemektedir. Türkiye’de yapılmayan işlemin bedeli üzerinden KDV hesaplanması veya böyle bir işlemin Kanundaki herhangi bir istisna hükmü ile ilişkilendirilmesi söz konusu değildir.

Buna göre, Türkiye’deki bir mükellefin;

– Yurt dışında düzenlenen bir fuara Türkiye’den katılan firmalara yurt dışında verdiği stant kurulumu, montajı, lojistik vb. hizmetler,

– Yurt dışında yaptığı inşaat, onarım, montaj işleri,

– Yurt dışındaki bir firmanın doğrudan yurt dışındaki başka bir firmaya (mallar Türkiye’ye gelmeksizin) yapacağı teslimlere ilişkin olarak verdiği aracılık hizmeti,

 – Türkiye’deki başka bir firmanın personelini yurt dışına götürmek suretiyle aynı sektörde faaliyette bulunan yabancı firmalarla tanıştırma, bilgilendirme, eğitim şeklinde yurt dışında verdiği danışmanlık hizmeti,

 – Yurt dışındaki bir firmanın mallarının, yine yurt dışındaki bir başka firmaya pazarlanmasına yönelik olarak yurt dışında verdiği satış komisyonculuğu hizmeti Türkiye’de ifa edilmediğinden veya bu hizmetlerden Türkiye’de faydalanılmadığından KDV’nin konusuna girmemektedir.

Türkiye’de serbest meslek faaliyeti dolayısıyla KDV mükellefi olan bir doktor veya avukatın, Türkiye’de KDV mükellefi olan bir firmaya yurt dışında verdiği hizmetler de verginin konusuna girmeyecektir.”

açıklamasına yer verilmiştir.

Buna göre, avukatlar tarafından Türkiye’deki müşterilere yurt dışındaki davaları nedeniyle yurt dışında verilen avukatlık hizmetleri

– Davaların yurt dışındaki mahkemelerde görülmesi,

– Avukatlık hizmetlerinin yurt dışında ifa edilmesi ve bu hizmetlerden yurt dışında faydalanılması

nedenleriyle KDV’nin konusuna girmemektedir. Dolayısıyla, bu hizmetler KDV’ye tabi olmayacaktır. Maliye Bakanlığı’nın görüşü de bu doğrultudadır (MB. GİB. İzmir VDB.nin 15/8/2013 tarihli ve 67854564-1741-492 sayılı özelgesi)

Paylaş


Okuma Önerisi

Yurt Dışında Yapılan Masrafların Gider Olarak İndirilmesi ve Tevsiki

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.