İki Yılda Fazla Maden Siciline Tescilli Bulunan Maden İşletme Hakkı Satışlarında Kurumlar Vergisi ve KDV İstisnası Uygulanabilir mi?

İki Yılda Fazla Maden Siciline Tescilli Bulunan Maden İşletme Hakkı Satışlarında Kurumlar Vergisi ve KDV İstisnası Uygulanabilir mi?

Tarih: 15 Kasım 2013 | Vergi Günceli,


Uygulamada, madencilikle uğraşan firmalarca iki yıldan fazla maden sicilinde kendi adlarına tescil edilen maden işletme haklarının satışında Kurumlar Vergisi Kanununun 5/e ve KDV Kanununun 17/4-r maddelerinde düzenlenen istisnaların uygulanıp uygulanmayacağı konusunda tereddütlerle karşılaşılmaktadır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, Kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların % 75’lik kısmının kurumlar vergisinden istisna olduğu, bu istisnanın, satışın yapıldığı dönemde uygulanacağı ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmının satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulacağı, ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesinin şart olduğu, bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin ziyaa uğramış sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, KDV Kanununun 17/4-r maddesinde ise, Kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazlarınsatışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerinin KDV’den istisna olduğu belirtilmiş bulunmaktadır.

1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “5.6.2.2.1. Taşınmazlar” başlıklı bölümünde,

“İstisnaya konu olan taşınmazlar, Türk Medeni Kanununda “Taşınmaz” olarak tanımlanan ve esas niteliği bakımından bir yerden başka bir yere taşınması mümkün olmayan, dolayısıyla yerinde sabit olan mallardır.

Bunlar Türk Medeni Kanununun 704 üncü maddesinde;

  • Arazi,
  • Tapu siciline ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar,
  • Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler

olarak sayılmıştır.

Elden çıkarılacak taşınmazlardan doğacak kazancın, bu istisna uygulamasına konu olabilmesi için taşınmazın Türk Medeni Kanununun 705 inci maddesi gereğince kurum adına tapuya tescil edilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, ilgili kurum adına tapuya tescili yapılmamış bir binanın satışından doğan kazanca bu istisna uygulanmayacaktır. ….”

şeklinde açıklama yapılmıştır.

Bu açıklamalara göre, maden işletme hakları Türk Medeni Kanununda belirtilen taşınmazlar arasında yer almadığından,

 

– Maden işletme hakkı ruhsatlarının satışından elde edilen kazancın Kurumlar Vergisi Kanununun 5/e maddesinde yer alan istisnaya konu edilmesi mümkün olmayıp, kurum kazancına dahil edilerek genel esaslar çerçevesinde vergilendirilmesi gerekmektedir.

– Yine maden işletme hakkı ruhsatlarının satışına KDV Kanununun 17/4-r maddesinde düzenlenen istisnanın uygulanması mümkün bulunmayıp, bu satışlar üzerinden genel oranda (% 18) KDV hesaplanması gerekmektedir.

Nitekim, konu ile ilgili olarak verilen bir özelgede de,

“Türk Medeni Kanununda belirtilen taşınmazlar arasında yer almayan maden işletme ruhsatının bir başka şirkete satışından elde edilen kazancın, Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen itsinadan yararlanamayacağı, ayrıca bu satışların KDV Kanununun 17/4-r maddesindeki istisna kapsamında yer almadığı ve bu satış işleminin KDV Kanununun 1/1 maddesine göre KDV ye tabi olduğu”

belirtilmiştir. (GİB. İstanbul VDB.nin 26/07/2013 tarihli ve 39044742-KDV.1-1112 sayılı özelgesi)

Paylaş


Okuma Önerisi

Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 291)

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.