Kısmi Bölünmede Sermaye Düzeltme Olumlu Farklarının Durumu

Kısmi Bölünmede Sermaye Düzeltme Olumlu Farklarının Durumu

Tarih: 30 Mayıs 2014 | Vergi Günceli,


Sermaye şirketleri ticari hayatın olağan akışı içerisinde devir ve bölünme işlemlerine  ihtiyaç duymaktadır. Vergi kanunlarında istisnaya tabi kazanç unsurları çoğu kez belli şartların sağlanmasına bağlanmaktadır. Öyle ki bu şartlar şirketin varlığını devam ettirdiği süre boyunca devam etmekte, şirketin son bulması halinde istisna kazanç vergilendirilmektedir. Enflasyon düzeltmesi düzenlemesi de bu niteliktedir. Aşağıda kısmı bölünme durumunda sermaye düzeltmesi olumlu farklarının vergisel sonuçları ele alınacaktır.

1.Kısmı Bölünme Nedir?

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19/3-b maddesine göre kısmi bölünme, tam mükellef bir sermaye şirketinin veya sermaye şirketi niteliğindeki bir yabancı kurumun Türkiye’deki iş yeri veya daimî temsilcisinin bilânçosunda yer alan taşınmazlar ile en az iki tam yıl süreyle elde tutulan iştirak hisseleri ya da sahip oldukları üretim veya hizmet işletmelerinin bir veya birkaçını kayıtlı değerleri üzerinden aynî sermaye olarak mevcut veya yeni kurulacak tam mükellef bir sermaye şirketine devretmesidir.

Kısmi bölünmede şirket aktifinde yer alan ve yukarıda sayılan nitelikteki varlıkları bir başka sermaye şirketine sermaye olarak koymaktadır. Aktifteki bu azalma pasifte de bir azalmayı gerektirmektedir. Kısmi bölünen şirketin devredilen varlıklara isabet eden sermayesi diğer şirketin sermayesine eklenmektedir.

2. Sermaye Düzeltmesi Olumlu Farkları Nedir?

Sermaye düzeltmesi olumlu farkları, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci ve geçici 25’inci maddelerine göre pasifte yapılan enflasyon düzeltmesi neticesinde oluşan kardır. Enflasyon düzeltmesi ile şirketin pasifinde yer alan parasal olmayan varlıkların değerlenmesi neticesinde ortaya kar çıkmaktadır. Oluşan kar sermaye düzeltmesi olumlu farkı olarak adlandırılmaktadır.

VUK’un geçici 25’inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinin ikinci paragrafı ile mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrasının (5) numaralı bendinin 5 inci paragrafında; “Pasif kalemlere  ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tabi tutulur. Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı  sayılmaz.”  hükmü yer almaktadır.

Buna göre, enflasyon düzeltmesi olumlu farkları, herhangi bir şekilde işletmeden çekilmediği ya da başka bir hesaba aktarılmadığı sürece vergiden istisnadır. Ancak söz konusu fark düzeltme işlemlerinden kaynaklanan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya şirketin sermayesine eklenebilir.

3.Kısmı Bölünme Durumunda Vergileme

Kısmi bölünmenin enflasyon düzeltme farkları için işletmeden çekme ya da başka bir hesaba nakil sayılıp sayılmayacağı ile ilgili olarak Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 05.11.2013 tarih ve 64597866-105[MÜK-298-2013]-168 sayılı özelgede, “sermaye tutarının bir kısmının kısmi bölünmeye bağlı olarak yeni şirkete devredilmesi durumunda  sermaye olarak tescil edilmiş olan sermaye düzeltmesi olumlu farklarının,   yeni şirketin sermayesinin bir unsuru olarak alt hesaplarda gösterilmesi gerektiği”belirtilmek suretiyle, söz konusu farkların vergilendirilmeyeceği açıklanmıştır.

Paylaş


Okuma Önerisi

KDV İadesi Alacaklarının ÖTV Borçlarına Mahsuben İadesi Vergi İnceleme Raporu İle Yapılacaktır.

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.