Maliye Bakanlığı 6183 sayılı kanunun 48. Maddesine Göre Yaptığı Tecil-Taksitlendirmelerde Yeni Usul ve Esasları Belirlendi

Maliye Bakanlığı 6183 sayılı kanunun 48. Maddesine Göre Yaptığı Tecil-Taksitlendirmelerde Yeni Usul ve Esasları Belirlendi

Tarih: 28 Nisan 2014 | Vergi Günceli,


Bilindiği üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48. Maddesinde

“Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir.

Şu kadar ki, amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı ellibin Yeni Türk Lirasını (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmaz. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı ellibin Yeni Türk Lirasını aşan kısmın yarısıdır. Bakanlar Kurulu; bu tutarı on katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkilidir.

Borcunun tecilini talep eden ancak, talepleri uygun görülmeyerek reddedilen borçlular söz konusu borçlarını reddin tebliği tarihinden itibaren idarece 30 güne kadar verilebilecek ödeme süresi içinde ödedikleri takdirde bu amme alacağı ödendiği tarihe kadar faiz alınmak suretiyle tecil olunur. (…)”

hükmü yer almaktadır. Konu ile ilgili olarak Seri: A Sıra No: 1 Tahsilat Genel Tebliğinin Birinci Kısım Dördüncü Bölümünün “I.Tecil” alt başlıklı bölümünde gerekli açıklamalar yapılmış bulunmaktadır.

Ancak, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, anılan maddeye istinaden tecil ve taksitlendirme talebinde bulunan borçluların bu taleplerinin süratle incelenerek karara bağlanması ve kamu alacaklarının daha etkin bir şekilde tahsil edilmesi amacıyla tecil ve taksitlendirme işlemlerinde 10/03/2014 tarihinden itibaren uyulacak esasları 10/3/2014 tarihli ve 2014/1 sayılı Tahsilat İç Genelgesi ile belirlemiştir.

1- TUTAR İTİBARIYLA TECİL VE TAKSİTLENDİRME YETKİSİ

2014/1 Sıra No.lu Tahsilat İç Genelgesi ile, Vergi Dairesi Başkanlıkları, Defterdarlıklar, Vergi Dairesi Müdürlüklerine tanınan tecil ve taksitlendirme yetkisi;

a) Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı için, 3.000.000 TL,
b) Ankara, İstanbul ve İzmir Vergi Dairesi Başkanlıkları için, 2.250.000 TL,
c) Adana, Antalya, Bursa, Kocaeli, Mersin ve Konya Vergi Dairesi Başkanlıkları için, 1.500.000 TL,
d) Diğer Vergi Dairesi Başkanlıkları için, 1.250.000 TL,
e) Defterdarlıklar için,    600.000 TL,
f) Bağımsız Vergi Daireleri için,    100.000 TL,
g) Bağlı Vergi Daireleri için,      50.000 TL,

olarak belirlenmiştir.

Bağımsız vergi daireleri için belirlenen tecil yetkisi tutarı; (b) bendinde belirtilen Vergi Dairesi Başkanlıklarına bağlı vergi daireleri için 300.000 TL, (c) bendinde belirtilen Vergi Dairesi Başkanlıklarına bağlı vergi daireleri için 200.000 TL olarak uygulanması öngörülmüştür.

2- SÜRE İTİBARIYLA TECİL VE TAKSİTLENDİRME YETKİSİ

Vergi Dairesi Başkanlıkları ve Defterdarlıklar yapılacak tecil ve taksitlendirmelerde, tecil müracaat tarihinden itibaren azami 36 aylık süre aşılmayacak şekilde tecile yetkilidir. Vergi Dairesi Başkanlıkları ve Defterdarlıklar; 36 ayı aşmamak koşuluyla kendilerine bağlı her bir vergi dairesi için farklı tecil yetkisi belirleyebileceklerdir.

Tecil ve taksitlendirme işlemlerinde, tecil süreleri tespit edilirken öncelikle borçluların taleplerinin dikkate alınması, ancak aşağıda belirtilecek olan “Borçlunun Çok Zor Durum Halinin Tespiti” başlıklı bölümde yer alan oranlar ile tespit edilmiş azami tecil sürelerinin aşılmaması gerekmektedir.

3- VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLERİ TECİL VE TAKSİTLENDİRME YETKİSİNİ ASTLARINA DEVREDEBİLECEKLER

Vergi dairesi müdürleri kendilerine devredilmiş olan tecil ve taksitlendirme yetkisini, sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak şartıyla, astlarına devredebilirler.

4- BAZI ALACAKLARA İLİŞKİN TECİL VE TAKSİTLENDİRME YETKİSİ

Söz konusu İç Genelge ile;

– Motorlu taşıtlar vergisi, motorlu taşıtlar vergisine ait gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre verilen trafik para cezaları, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununa göre verilen idari para cezaları, mülga 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca tahsili gereken geçiş ücreti ve idari para cezalarından olan alacaklar,

– Yüksek öğrenim kredi borcu ve yüksek öğrenim harç kredisinden olan alacaklar,

ile bunlara ilişkin fer’ilerinin tecil taleplerini; tecili talep edilen alacağın tutarına bakılmaksızın değerlendirerek sonuçlandırmaya vergi daireleri yetkili

kılınmıştır. Bu şekilde, anılan alacaklara ilişkin tecil taleplerinin vergi dairesi aşamasında sonuçlandırılması öngörülmüştür.

5- BORÇLULAR TECİL VE TAKSİTLENDİRME BAŞVURULARINI NASIL YAPACAK?  

6183 sayılı Kanunun 48. maddesine istinaden borçlarının tecil ve taksitlendirilmesini talep eden borçluların; “Tecil ve Taksitlendirme Talep Formu” ile müracaat etmeleri gerekmektedir. Söz konusu form, Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesinden temin edilerek çoğaltılmak suretiyle kullanılabilecektir.

Tecil ve taksitlendirme talebinde bulunan borçlunun formun ilgili bölümlerini doldurmaması durumunda vergi dairesi borçluya gerekli uyarıda bulunacak, yapılan uyarı üzerine borçlunun ilgili bölümleri doldurmaması halinde tecil ve taksitlendirme talebi reddedilecektir. Bu nedenle, tecil talebinde bulunacak mükelleflerin bu hususa özellikle dikkat etmelerinde yarar görülmektedir. Vergi mükellefi kamu kurum ve kuruluşlarının tecil taleplerinde Tecil ve Taksitlendirme Talep Formu aranılmamaktadır.

6- BORÇLUNUN ÇOK ZOR DURUM HALİNİN TESPİTİ NASIL YAPILACAK?

Yukarıda da belirtildiği üzere, 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine göre; amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, amme alacakları tecil edilebilmektedir. Tecil ve taksitlendirme talebinde bulunan borçluların “çok zor durumda” olup olmadıklarının tespitinde; aşağıda belirtilen likidite oranları kullanılacak ve bu oranlar sonucunda tespit edilen çok zor durum derecesine uygun olarak tecil süreleri belirlenecektir.

a) Bilanço ve İşletme Esasına Göre Defter Tutan Borçluların Çok Zor Durum Halinin Tespiti:

Bilanço Esasına Göre Defter Tutan Borçluların Çok Zor Durum Halinin Tespitinde Kullanılacak Formül

 Likidite Oranı   = Dönen Varlıklar – Stoklar  
Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar

İşletme Hesabı Esasına Göre Defter Tutan Borçluların Çok Zor Durum Halinin Tespitinde Kullanılacak,

   Likidite  Oranı  = Kasa + Banka+Kısa Vadeli Alacaklar  
Kısa Vadeli Borçlar

Bu formüllere göre bulunan; 

– Likidite oranının 1’den büyük olması durumunda borç tecil edilmeyecektir.

– Likidite oranının 1 veya 1’den küçük ve 0,50’den büyük olması durumunda 18 aya kadar tecil yapılabilecektir.

– Likidite oranının 0,50 veya 0,50’den küçük olması durumunda ise borçlar 36 aya kadar tecil edilebilecektir.

Borçlunun vergi dairesine olan borçları kısa vadeli borç olarak değerlendirileceğinden, borçluların tecil talepleri değerlendirilirken, borçlu tarafından vergi dairesine olan borcunun kısa vadeli borçlara dahil edilip edilmediğine dikkat edilecektir.

b) Gayrifaal veya Faaliyetini Terk Etmiş Olan Borçlular ile Diğer Borçluların Talepleri Tecil ve Taksitlendirme Talepleri

Gayrifaal veya faaliyetini terk etmiş olan borçlular ile gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı, ücret, diğer kazanç ve iradları nedeniyle mükellefiyeti bulunan ya da bu sayılanlar dışında kalan diğer borçluların talepleri Tecil ve Taksitlendirme Talep Formundaki beyanlarına göre değerlendirilecek olup, taksit tutarları ile taksitlendirme süresi borçlunun durumuna göre takdir edilerek borçları 36 aya kadar tecil edilebilecektir.

 

c) Tecil Şartlarını Taşımayan Borçlu Mükelleflerin Doğal Afetlere Maruz Kalmaları

Bilanço ya da işletme hesabı esasına göre defter tutan borçluların belirlenen oran analizlerine göre borcunun tecil edilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmakla birlikte, tecil müracaat tarihinden itibaren geriye dönük dört ay içerisinde 6183 sayılı Kanunun 105 inci maddesinde yer alan tabii afetlere maruz kaldıklarını belgelendirmeleri durumunda borçlarının 36 ay süre ile tecil edilmesi mümkün bulunmaktadır.

d) Tecil ve Taksitlendirmede Dikkate Alınacak Diğer Hususlar

18 ve 36 aylık tecil ve taksitlendirme süreleri azami sürelerdir. Vergi Dairesi Başkanlıkları ve Defterdarlıklar; bağımsız vergi daireleri veya bağlı vergi daireleri yapacakları teciller için farklı süre belirlemeye yetkili olup, tecil yaparken kendilerine tayin edilen azami tecil sürelerini dikkate almaları gerekmektedir.

Vergi Dairesi Başkanlıkları ve Defterdarlıklar; bağımsız vergi daireleri veya bağlı vergi daireleri borçlulara verecekleri tecil sürelerini tespit ederken,

– Borçlunun öteden beri borç ödemede iyi niyetli olup olmadığı,

– Borç tutarının az veya çok oluşu,

– Daha önce tecil edilen borçlarını tecil şartlarına uygun ödeyip ödemediği ve

– Ödeme gücü

göz önünde bulundurulmaktadır. Kamu kurum ve kuruluşlarının beyanlarına göre çok zor durum halinin tespitinde yukarıda açıklanan oran analizlere bağlı kalınmamaktadır.

7- TECİL EDİLEMEYECEK ALACAKLAR 

Aşağıda belirtilen alacakların 6183 sayılı Kanunun 48. Maddesi kapsamında tecil edilmesi mümkün bulunmamaktadır:

– Katma Değer Vergisi,

– Geçici Vergi,

– Özel Tüketim Vergisi,

– Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi,

– Özel İletişim Vergisi,

– Harçlar (İkmalen tarhiyata dayanan tapu harçları hariç),

–  Fonlar,

– Paylar (Eğitime Katkı Payı ve buna ait gecikme zammı dahil),

– Haklar,

– Ecrimisil,

– Ek vergiler

8- VADESİ GEÇMİŞ BORÇ DURUMUNU GÖSTERİR BELGE VERİLMESİ TALEPLERİ

Bilindiği üzere, tecil, tecil ve taksitlendirme şartlarının borçlu tarafından kabul edilmesiyle hüküm ifade etmektedir. Vergi Daireleri, tecil edilen borç tutarının % 10’u ödenmedikçe borçlunun ilgili tahsil dairesine borcunun bulunmadığını gösteren yazının verilmemesinin kabulü koşuluyla tecil ve taksitlendirme yapmaktadırlar. Tecil ve taksitlendirilen borcun %10’unun ödenmesi ve borçlunun başkaca borcunun bulunmaması halinde vadesi geçmiş borç bulunmadığına dair yazı alınabilecektir.

9– DİĞER ÖNEMLİ HUSUSLAR

– Tecil talebinde bulunan mükelleflerin tecil müracaat tarihlerinden, taleplerinin sonuçlandırılmasına kadar belli bir süre geçebilmektedir. Bu süre içerisinde mükelleflerin tecil taleplerinin kabulüne veya reddine ilişkin tebligat yapılıncaya kadar, taleplerinde önerdikleri taksit tutarlarını ödemeleri gerekmektedir.

– Motorlu taşıtlar vergisi, motorlu taşıtlar vergisine ait gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre verilen trafik para cezaları, mülga 5539 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca tahsili gereken geçiş ücreti ve idari para cezalarından olan alacakların ve bunlara ilişkin fer’ileri tecil edilen borçluların, tecil şartlarına uygun ödeme yaptığı sürece maliki oldukları motorlu taşıta ilişkin fenni muayene yaptırabilmeleri, denize veya uçuşa elverişlilik belgesi alabilmeleri için “Fenni Muayene İzin Belgesi”nin düzenlenmesi gerekmektedir.

Ancak, vergi daireleri, Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (c) bendi uyarınca motorlu taşıtların satış ve devirleri sırasında tecil edilen söz konusu borçlar defaten ödenmediği takdirde “Motorlu Taşıtların Satış ve Devrine Ait İlişik Kesme Belgesi” düzenlemeyeceklerdir.

– Tecile yetkili olan makamlar, tecil yetkilerini kullanırken borçlunun ekonomik faaliyet dönemleri ile nakit akışlarını da göz önünde bulundurmak suretiyle farklı taksit tutarları belirleyebilirler.

Paylaş


Okuma Önerisi

Lüks Tüketimdeki Vergi İndirimi Ekonomiye Fayda Sağlamadı

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.