Özürlü Çalıştırma Zorunluluğu

Özürlü Çalıştırma Zorunluluğu

Tarih: 6 Mart 2017 | Vergi Günceli,


 

1- Yasal Düzenlemeler

4857 sayılı İş Kanununun 30 uncu maddesinde 26.05.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile işverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde çalıştırdıkları işçi sayısının yüzde üçü kadar özürlü, tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde ise 51 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç özürlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler.

Yapılan değişiklik ile özel sektör işverenlerinin eski hükümlü ve terör mağduru çalıştırma zorunluluğu kaldırılmıştır.

Ayrıca yeni düzenlemeye göre; bir işyerinden malulen ayrılmak zorunda kalıp da sonradan maluliyeti ortadan kalkan işçiler eski işyerlerinde tekrar işe alınmalarını istedikleri takdirde, işveren bunları eski işleri veya benzeri işlerde boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o andaki şartlarla işe almak zorundadır. Aranan şartlar bulunduğu halde işveren iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü yerine getirmezse, işe alınma isteğinde bulunan eski işçiye altı aylık ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır.

Özürlü ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuyla ilgili düzenlemeler 25.05.2009 tarih ve 27210 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Yurt İçinde İşe Yerleştirme Hizmetleri Hakkında Yönetmelik” ile yapılmıştır.

2-Özürlü İçi Çalıştırma Oranları:

İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde çalıştırdıkları işçi sayısının yüzde üçü kadar özürlü, tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde ise 51 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç özürlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler.

Zorunlu çalıştırılacak özürlü işçi sayısının tespitinde belirli veya belirsiz süreli iş sözleşmesine göre çalıştırılan tüm işçiler esas alınır. Kısmi süreli iş sözleşmesine göre çalışanlar çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür ve işyerindeki tam süreli çalışan işçi sayısına ilave edilir. İşyerinde kısmi süreli olarak çalıştırılan özürlü ve eski hükümlü işçi bulunması halinde bunlar da çalışma süreleri dikkate alınarak tam süreli çalışmaya dönüştürülür ve toplam işçi sayısından düşülür. Oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirler dikkate alınmaz. Yarım ve daha fazla olan kesirler tama dönüştürülür. İşçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz.             5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanuna göre kurulan özel güvenlik şirketleri ile kurumların kendi ihtiyacı için kurduğu güvenlik birimlerinde güvenlik elemanı olarak çalışan işçiler özürlü ve eski hükümlü işçi sayısının tespitinde dikkate alınmaz. Çalıştırılan özürlü ve eski hükümlü işçiler, toplam işçi sayısının hesabında dikkate alınmaz. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır.

3- Özürlü İşçilerin Teminine Yönelik Başvuru:

Özel sektör işverenlerinin, çalıştırmakla yükümlü oldukları özürlü işçileri Türkiye İş Kurumu aracılığıyla sağlamaları gerekmektedir. Türkiye İş Kurumu aracılığı olmadan özürlü istihdam eden özel sektör işvereni, özürlünün işe başlama tarihinden itibaren bu durumu en geç onbeş iş günü içinde Kuruma bildirmesi ve tescil ettirmesi zorunludur. Kurum tarafından tescili yapılmayan işçi özürlü statüsünde değerlendirilmez.

Özel sektör işverenlerinin, çalıştırmakla yükümlü bulundukları işçileri, yükümlülüğün doğmasından itibaren beş iş günü içinde niteliklerini de belirterek Türkiye İş Kurumundan talep etmeleri gerekmektedir.

İşverenler, özürlü istihdamını yükümlülüğün doğduğu andan itibaren otuz gün içinde karşılamak zorundadır. Türkiye İş Kurumu, özel sektör işvereninin özürlü talep tarihinden itibaren en geç on gün içinde, başvuranlardan nitelikleri uygun özürlüleri durumlarını ve niteliklerini belirten belgelerle birlikte işverene gönderir. İşveren özürlü açığını, en geç on beş gün içinde, Kurum tarafından gönderilenler ya da Kurum portalında (İş-Kur web sitesinde) kayıtlı diğer özürlü iş arayanları bizzat seçerek veya kendi imkanlarıyla temin edeceği özürlüler arasından karşılar. İşe alınanları ve alınmayanları, alınmayış nedenlerini de belirterek Türkiye İş Kurumuna bildirir.

Çalışırken özürlü olan ve iş akdi feshedilmeyenler için tescil talebinde bulunulması halinde gerekli belgelerine istinaden Türkiye İş Kurumunca o işçinin özürlü, eski hükümlü olarak tescili yapılır.

4- Özürlü İşçilerin Çalıştırılamayacakları İşler ve İşyerleri:

Yer altı ve su altı işlerinde özürlü işçi çalıştırılamaz. Özürlüler, sağlık kurulu raporunda çalıştırılamayacakları belirtilen işlerde çalıştırılamaz.

5- Özürlü İşçi Çalıştırma Zorunluluğuna Uymayan İşverenlere Uygulanan Cezalar:

Özürlü çalıştırma yükümlülüğünde olup özürlü işçi kontenjanlarını kapatmayan işyerleri hakkında 4857 sayılı İş Kanununun 101 inci maddesi uyarınca, Türkiye İş Kurumu İl müdürü tarafından idari para cezası uygulanır, uygulanan cezaya rağmen kontenjan açığını kapatmayan işverene kontenjan açığını kapatıncaya kadar idari para cezası uygulanmaya devam edilir. 2016 yılı için işverene çalıştırmadığı her özürlü ve çalıştırmadığı her ay için 2.295.- TL idari para cezası uygulanacaktır.

6- Özürlü İstihdamında Uygulanan Teşvikler:

Özel sektör işverenlerince çalıştırılan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa tabi özürlü sigortalılar ile 5378 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen korumalı işyerlerinde çalıştırılan özürlü sigortalıların, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin tamamı, kontenjan fazlası özürlü çalıştıran, yükümlü olmadıkları halde özürlü çalıştıran işverenlerin bu şekilde çalıştırdıkları her bir özürlü için prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primine ait işveren hisselerinin yüzde ellisi Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 5510 sayılı Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır.

Bu fıkraya göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Hazinece Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden tahsil edilir. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Uygulama 01.07.2008 tarihinden itibaren geçerlidir. Konuyla ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Prim Tahsilat Daire Başkanlığı  tarafından 19.08.2008 tarih ve 2008/77 Sayılı SGK Genelgesi yayınlanmıştır.

 

Saygılarımızla

 

Güncel Group Vergi Hizmetleri

 

 

Sirkülerlerimizde bir konunun kapsamlı bir şekilde ele alınması amaçlanmamıştır. Konu hakkında genel olarak bilgi vermek ve yorum yapmak hedeflenmektedir. Bu sirkülerler ile profesyonel anlamda danışmanlık hizmeti sunulmamaktadır. Sirküler konusu hususlara ilişkin kararlarınızda konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Sirküler içeriği nedeniyle doğabilecek uyuşmazlık ve ihtilaflardan kaynaklanan zarardan sirküler dayanak gösterilerek Güncel Group sorumlu tutulamaz.

 

 

 

 

Paylaş


Okuma Önerisi

Özel İletişim Vergisinin Gider Olarak Dikkate Alınması Gerekir

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.