Reddi Miras Durumunda Alacakların Değerlemesi

Reddi Miras Durumunda Alacakların Değerlemesi

Tarih: 19 Ocak 2015 | Vergi Günceli,


Medeni Kanun uyarınca alacaklılar, borçlunun vefatı halinde mirasçılara başvurabilmektedir. Ancak mirasçıların murisin malvarlığını veraset yoluyla edinmeleri yanında borçlarından da sorumlulukları bulunduğundan Medeni Kanun, mirasçılara mirası reddetme imkanı tanımıştır. Reddi miras durumunda işletmelerin alacağın tahsiline yönelik başvurabilecekleri kimse kalmamaktadır. Bu durumda alacağın vergi kanunları açısından nasıl değerleneceği aşağıda açıklanmıştır.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) “Değersiz Alacaklar” başlıklı 322’nci maddesi aşağıdaki gibidir:

“Kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacaklar değersiz alacaktır.

Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler.

İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükelleflerin bu madde hükmüne giren değersiz alacakları, gider kaydedilmek suretiyle yok edilirler.”

Anılan madde uyarınca, kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacaklar değersiz alacak olarak nitelendirilmiştir. Görüldüğü gibi değersiz alacak; kaybedilmiş, tahsiline artık imkan kalmamış, değeri sıfıra inmiş bir alacaktır. Kanuni düzenlemeye göre alacağın tahsil imkanının kalmadığının, kazai bir hükümle veya kanaat verici bir vesika ile tevsik edilmesi icap etmektedir. Kazai bir hükümden anlaşılması gereken, alacağın tahsili için kanun yollarına başvurulmuş olması, icra takibinin yapılmış bulunması, bu müracaatlar ve takipler sonunda, alacağın ödenmeyeceğine hakim tarafından hükmedilmiş olması; kanaat verici vesika teriminden ise ödemeyi imkansız hale getirmiş hal ve sebepler sonucu ortaya çıkmış belgeler anlaşılmalıdır. Alacağın tahsil güçlüğünün objektif ve inandırıcı belgelerle ortaya konması değersiz alacak uygulaması bakımından büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde alacakların tahsilinin mümkün olmadığının takdiri mükellefe bırakılmış olur. Böyle bir boşluk bırakmamak amacıyla kanun koyucu değersiz hale geldiği ileri sürülen alacağın ciddi olarak takip edildiğine ilişkin çabaların kazai bir hüküm veya kanaat verici bir vesika ile tevsikini öngörmüştür.

Ayrıca, alacağın değersiz hale geldiği yıl hesaplarına zarar olarak yazılması gerekmekte olup, ilgili olduğu yılda zarar yazılmayan alacağın sonraki yıllarda dikkate alınması da mümkün bulunmamaktadır.

Sakarya Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen 13.04.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.54.15.01-124-2010-19-24 sayılı özelgede; “Borçlunun herhangi bir mal varlığı bırakmadan ölümü … ve mirasçıların da mirası reddettiklerine dair sulh hukuk mahkemelerince verilmiş bulunan mirası red kararı”nın vergi hukukunda kanaat verici vesika olarak kabul edileceği belirtilmiştir.

Buna göre, işletmenin alacağı olan şahsın mirasçılarının mirası reddetmesi durumunda, söz konusu şahıstan olan alacağın değersiz alacak olarak değerlendirilip matrahın tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkündür.

*Sirkülerlerimizde bir konunun kapsamlı bir şekilde ele alınması amaçlanmamıştır. Konu hakkında genel olarak bilgi vermek ve yorum yapmak hedeflenmektedir. Bu sirkülerler ile profesyonel anlamda danışmanlık hizmeti sunulmamaktadır. Sirküler konusu hususlara ilişkin kararlarınızda konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Sirküler içeriği nedeniyle doğabilecek uyuşmazlık ve ihtilaflardan kaynaklanan zarardan sirküler dayanak gösterilerek Güncel Group sorumlu tutulamaz.

Paylaş


Okuma Önerisi

Maliye’nin Kötü Alışkanlığı Süre Uzatımı!

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.