Uluslararası Tahkim Kararlarına İstinaden Ödenen Tazminatlar Gider Yazılabilir mi?

Uluslararası Tahkim Kararlarına İstinaden Ödenen Tazminatlar Gider Yazılabilir mi?

Tarih: 26 Eylül 2014 | Vergi Günceli,


Uluslararası tahkim, belli bir konu üzerinde uzlaşamayan tarafların önceden öngörmek şartıyla belirledikleri bir hakem ya da hakem heyetinin kararına göre uzlaşmalarının sağlanmasında kullanılan bir yöntemdir. Daha çok taraflardan birinin yabancı olduğu durumlarda ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümünü hızlandırmak amacıyla tercih edilmektedir. Aşağıda tahkimin yasal boyutu hakkında kısaca bilgi verilerek tahkim kararına göre ödenen tazminatların kurumlar vergisi karşısındaki durumu açıklanacaktır.

A. TAHKİM NEDİR?

Kişiler arasındaki uyuşmazlıklar esasen milli mahkemelerde çözümlenmektedir. Ancak taraflar, uyuşmazlıklarının mahkemeler dışında tahkim yoluyla çözümünü de kararlaştırabilirler. Tarafların uyuşmazlığın çözümlenmesi için özel kişi veya kişiler tarafından incelenip karara bağlanması konusunda anlaşma yapmalarına tahkim denmektedir.

Tahkim, mevzuatımızda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nda (MTK) düzenlenmiştir. HMK’da yer alan düzenlemeler iç tahkim, MTK’da yer alan düzenlemeler ise dış tahkim olarak anılabilir. Yabancılık unsurunun yer aldığı uyuşmazlıklarda MTK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Tahkimin uygulanabilmesi için tarafların buna uygun iradelerinin yer aldığı yazılı sözleşme yapılması gerekmektedir. MTK’nın 2’nci maddesine göre, yabancılık unsurunun aşağıdaki hallerde var olduğu kabul edilmektedir.

“1.Tahkim anlaşmasının taraflarının yerleşim yeri veya olağan oturma yerinin ya da işyerlerinin ayrı devletlerde bulunması

2.Tarafların yerleşim yeri, olağan oturma yeri veya işyerlerinin;a)Tahkim anlaşmasında belirtilen veya bu anlaşmaya dayanarak tespit edilen hallerde tahkim yerinden,b)Asıl sözleşmeden doğan yükümlülüklerin önemli bir bölümünün ifa edileceği yerden veya uyuşmazlık konusunun en çok bağlantılı olduğu yerdenbaşka bir devlette bulunması, 3)Tahkim anlaşmasının dayanağını oluşturan asıl sözleşmeye taraf olan şirket ortaklarından en az birinin yabancı sermayeyi teşvik mevzuatına göre yabancı sermaye getirmiş olması veya bu sözleşmenin uygulanabilmesi için yurt dışından sermaye sağlanması amacıyla kredi ve/veya güvence sözleşmeleri yapılmasının gerekli olması4)Tahkim anlaşmasının dayanağını oluşturan asıl sözleşme veya hukuki ilişkinin, bir ülkeden diğerine sermaye veya mal geçişini gerçekleştirmesi.”

Diğer yandan MTK’nın birinci maddesinin ikinci fıkrasında uyuşmazlık, yabancılık unsuru taşımasa da taraflar uyuşmazlıkların çözümü için MTK’nın uygulanabileceğini kararlaştırabileceklerdir.

Uluslararası tahkim hakem ya da heyetleri tarafından verilen kararlar için Asliye hukuk mahkemelerinde iptal davası açılabilir. Tahkim kararının tebliğinden itibaren kanunda sayılan sınırlı gerekçe ile karara karşı iptal davası açılabilir. İptal davasının açılması kararın icrasını durdurur. İptal davasının reddi, dava açma hakkının süresinde kullanılmaması veya bu haktan feragat edilmesi halinde asliye hukuk mahkemesince istemde bulunan tarafa kararın icra edilebilir olduğuna dair belgeyi verecektir. Uygulamada bu belge, tenfiz kararı olarak anılmaktadır.

B. KVK’YA GÖRE GİDER YAZILABİLİR Mİ?

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun (KVK) 6’ncı maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde de Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

GVK’nın 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde, işle ilgili olmak şartıyla mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların safi ticari kazancın tespitinde gider olarak yazılabileceği hükme bağlanmıştır. KVK’nın 11’inci maddesinin birinci fırkasının (g) bendinde ise sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından doğan maddi ve manevi zarar ve tazminat giderlerinin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamayacağı hükmü yer almaktadır.

Ödenen tazminatların gider yazılabilmesi için; işle ilgili olması, sözleşmeye, ilama veya kanun emrine istinaden ödenmesi ve söz konusu zararın teşebbüs sahibinin kusurundan doğmamış olması gerekmektedir. Mukavelename, ilam veya kanun emri  olmaksızın ödenen tazminatların gider yazılması mümkün değildir.

Yukarıda açıklandığı üzere, tahkim kararının uygulanabilmesi asliye hukuk mahkemelerinden alınacak tenfiz kararı ile icra olabilmektedir. Bu nedenle uluslararası tahkim tarafından verilen tazminat kararı uyarınca yapılacak ödemelerin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilmesi için tenfiz kararının varlığı aranacaktır.

 

Paylaş


Okuma Önerisi

İşverenin Ölümü Halinde İşyerinin Mirasçılarına İntikali

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.