Vergi Kanunlarında 6518 Sayılı Kanunla Yapılan Yeni Düzenleme ve Değişiklikler

Vergi Kanunlarında 6518 Sayılı Kanunla Yapılan Yeni Düzenleme ve Değişiklikler

Tarih: 3 Mart 2014 | Vergi Günceli,


19.2.2014 tarihli ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6518 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile bazı Vergi Kanunlarında yeni düzenleme ve değişiklikler yapılmış bulunmaktadır.

Söz konusu düzenleme ve değişiklikler aşağıdadır:

1) Gider Vergileri Kanununda Ön Ödemeli Kartlarla İlgili Olarak Yapılan Düzenleme:

6518 sayılı Kanunun 3. Maddesi ile, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “(ön ödemeli kart satışları dâhil)” ibaresi “(ön ödemeli hatlara yüklemeler için yapılan satışlar dâhil)” şeklinde, aynı maddenin ikinci ve yedinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan hizmetlerin birlikte veya birbiriyle bağlantılı olarak verilmesi ile ön ödemeli hat kullanıcıları tarafından yapılan yüklemelerin farklı oranlara tabi hizmetlerde kullanılması hâlinde, her hizmet tabi olduğu oran üzerinden vergilendirilir.”

“Birinci fıkradaki % 25 ve % 15 oranlarını ayrı ayrı veya birlikte % 5’e, % 5 oranını ise sıfıra kadar indirmeye ve bu oranları kanuni oranlarına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu, vergiye ilişkin usul ve esasları belirlemeye, ön ödemeli hatlara yapılan yüklemelerin farklı oranlara tabi hizmetlerde kullanılması hâlinde fazla tahsil edilen vergiyi kullanıcıya ödenmesi koşuluyla mükellefe iade ettirmeye, verilmesi gereken beyannamelerin şekil, içerik ve eklerini belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

Yapılan bu düzenleme ile, ön ödemeli hat kullanıcıları tarafından yapılan yüklemelerin farklı oranlara tabi hizmetlerde kullanılması hâlinde, her hizmetin tabi olduğu oran üzerinden vergilendirilmesi sağlanmıştır. Ayrıca, vergi oranları konusunda Bakanlar Kuruluna, beyannamelerin şekil ve ekleri konusunda ise Maliye Bakanlığı’na yetki verilmektedir.

2) 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanuna göre Kurulan Korumalı İşyerleri İçin GVK ve KVK Yönünden Korumalı İşyeri İndirimi Getirildi:

6518 sayılı Kanunun

– 7. Maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 89. maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“14. 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanuna göre kurulan korumalı işyerlerinde istihdam edilen ve iş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel veya ruhsal engelli çalışanlar için diğer kişi ve kurumlarca karşılanan tutar dâhil yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının yüzde 100’ü oranında korumalı işyeri indirimi (İndirim, her bir engelli çalışan için azami beş yıl süre ile uygulanır ve yıllık olarak indirilecek tutar, her bir engelli çalışan için asgari ücretin yıllık brüt tutarının yüzde 150’sini aşamaz.). Bu bentte yer alan oranı, engellilik derecelerine göre yüzde 150’ye kadar artırmaya veya tekrar kanuni oranına indirmeye Bakanlar Kurulu; bendin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşünü alarak Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

– 83. Maddesiyle de 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10. maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“h) 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanuna göre kurulan korumalı işyerlerinde istihdam edilen ve iş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel veya ruhsal engelli çalışanlar için diğer kişi ve kurumlarca karşılanan tutar dâhil yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının % 100’ü oranında korumalı işyeri indirimi (İndirim, her bir engelli çalışan için azami beş yıl süre ile uygulanır ve yıllık olarak indirilecek tutar, her bir engelli çalışan için asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 150’sini aşamaz.). Bu bentte yer alan oranı, engellilik derecelerine göre % 150’ye kadar artırmaya veya tekrar kanuni oranına indirmeye Bakanlar Kurulu; bendin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşünü alarak Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

Yapılan bu düzenlemelerle, her bir engelli için azami 5 yıl süre ile uygulanmak ve yıllık olarak indirilecek tutar her bir engelli çalışan için asgari ücretin yıllık brüt tutarının % 150’sini aşmamak üzere, korumalı işyerlerinde istihdam edilen engelli çalışanlar için, diğer kişi ve kurumlarca karşılanan miktarlar da dahil, yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının % 100’ü tutarında korumalı işyeri indiriminin gelir vergisi ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir/kurumlar vergisi beyannamelerinde ayrıca gösterilmek şartıyla beyannamelerle bildirilecek gelirlerden/kazançlardan indirilmesi öngörülerek, korumalı işyerlerinin kurulması teşvik edilmektedir.

5375 sayılı Engelliler Hakkında Kanunda “Korumalı İşyeri”,

iş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel veya ruhsal engellilere mesleki rehabilitasyon sağlamak ve istihdam oluşturmak amacıyla Devlet tarafından teknik ve mali yönden desteklenen ve çalışma ortamı özel olarak düzenlenen işyeri”

olarak tanımlanmıştır.

3) Vergi Kayıp ve Kaçağının Önlenmesi Amacıyla Bazı Sektörlere Bandrollü Ürün İzleme Sistemi Getirilmiş, Bu Konuda Maliye Bakanlığı’na Yetki Verilmiştir:

6518 sayılı Kanunun 8. Maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257. maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“6. Vergi güvenliğini sağlamak amacıyla niteliklerini belirleyip onayladığı elektrikli, elektronik, manyetik ve benzeri cihazlar ve sistemleri kullandırmaya, bu cihaz ve sistemler vasıtasıyla bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin kullanılmasına ilişkin zorunluluk getirmeye, mükelleflere bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin verilmesinde, mükelleflerin Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine vadesi geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin belge arama zorunluluğu getirmeye, bu zorunluluk kapsamına girecek amme alacaklarını tür ve tutar itibarıyla tespit etmeye ve hangi hâllerde bu zorunluluğun aranılmayacağına, bandrol, pul, barkod, hologram, kupür, damga, sembol gibi özel etiket ve işaretlerin basımı, dağıtımı ile sistemin kurulması ve işletilmesi hizmetlerinin, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi olmaksızın, süresi 5 yılı geçmemek üzere ve 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu (5 inci maddesinin beşinci fıkrası hariç) hükümleri çerçevesinde; yetkilendirilecek gerçek veya tüzel kişiler tarafından yerine getirilmesine, bu hizmetlerde ve yetkilendirilecek gerçek veya tüzel kişilerde bulunması gereken özellikleri, yetkilendirilecek gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetlerinin yönlendirilmesi, izlenmesi, denetlenmesi, yetkilendirmenin sonlandırılması ve bunların uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye,”

Yapılan bu düzenlemeyle; kayıt dışı ekonominin yüksek olduğu sektörlerde kayıp ve kaçak ile mücadele edilmesi amacıyla Bandrollü Ürün İzleme Sisteminin getirilmekte, söz konusu sistemin işletilmesinin ve sistem içindeki firmaların vergi borcunun daha etkin bir şekilde takibinin sağlanması amaçlanmaktadır. Maliye Bakanlığı henüz kendisine verilen yetkiyi kullanmamış olup, kullandığında konu hakkında ayrıntılı açıklamalar yapılacaktır.

4) Karar ve İlam Harcı, Tahkim Davalarında Yüzde Elli İndirimli Uygulanacak

6518 sayılı Kanunun 9. Maddesiyle 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (1) sayılı Tarifenin “III-Karar ve ilam harcı” başlıklı bölümünün birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresinden önce gelmek üzere “Tahkim yargılamasında bu bende göre hesaplanan harç yüzde elli oranında uygulanır.” ibaresi eklenmiştir.

19.2.2014 tarihinden itibaren yürürlüğe giren bu düzenlemeyle, tahkim müessesesinin etkinleştirilmesi amacıyla nispi olarak hesaplanan karar harcının, tahkim davalarında yüzde elli oranında alınması öngörülmüştür. Dolayısıyla, binde 68,31 olarak hesaplanan karar harcı, tahkim davalarında binde 34,16 olarak uygulanacaktır.

5) 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanuna göre Kurulan Korumalı İşyerleri Çevre Temizlik Vergisinden Muaf Tutuldu

6518 sayılı Kanunun 12. Maddesiyle 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 44. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “öğrenci yurtları” ibaresinden sonra gelmek üzere “korumalı işyerleri” ibaresi eklenmiştir. Bu şekilde, korumalı işyerleri çevre temizlik vergisinden muaf tutulmuştur.

6) Türkiye’de Gerçekleştirilen Araştırma, Geliştirme ve Yenilik Faaliyetleri ile Yazılım Faaliyetleri Neticesinde Ortaya Çıkan Buluşların Kiralanması, Devri veya Satışından Elde Edilen Kazanç ve İratların % 50’si Kurumlar Vergisinden İstisnası Edildi:

6518 sayılı Kanunun 82. Maddesiyle 19.2.2014 tarihinden geçerli olmak üzere 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa 5/A maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 5/B maddesi eklenmiştir:

“Sınai mülkiyet haklarında istisna

MADDE 5/B – (1) Türkiye’de gerçekleştirilen araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetleri ile yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan buluşların;

a) Kiralanması neticesinde elde edilen kazanç ve iratların,

b) Devri veya satışı neticesinde elde edilen kazançların,

c) Türkiye’de seri üretime tabi tutularak pazarlanmaları hâlinde elde edilen kazançların,

ç) Türkiye’de gerçekleştirilen üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmının,

% 50’si kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu istisna, buluşa yönelik hakların ihlal edilmesi neticesinde elde edilen gelirler ile buluş nedeniyle alınan sigorta veya diğer tazminatlar için de uygulanır.

(2) İstisnanın uygulanabilmesi için;

a) İstisna uygulamasına konu buluşun, 24/6/1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında patent veya faydalı model belgesi verilerek koruma altına alınan buluşlar arasında yer alması ve buluşa ilişkin incelemeli sistem ile patent veya araştırma raporu sonucunda faydalı model belgesi alınması,

b) İstisna uygulamasından yararlanabilecek kişilerin, 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde belirtilen nitelikleri taşıması ve bu kişilerin patentli veya faydalı model belgeli buluşu geliştirme yetkisini haiz bulunması şartıyla, patent veya faydalı model belgesinin sahibi ya da patent veya faydalı model belgesi üzerinde tekel niteliğinde özel bir ruhsata sahip olması,

c) İstisnadan yararlanılacak ilk yıl, buluşun oluşturacağı katma değer dikkate alınarak devir veya satış hâlindeki değerinin tespitine yönelik Maliye Bakanlığı tarafından değerleme raporu düzenlenmesi,

gerekmektedir.

(3) İstisna uygulamasına patent veya faydalı model belgesinin verildiği tarihten itibaren başlanır ve ilgili patent veya faydalı model belgesi için sağlanan koruma süresi aşılmamak kaydıyla bu istisnadan yararlanılabilir. Her bir mükellef tarafından yararlanılabilecek istisna tutarı; değerleme raporunda belirtilen bedelin % 50’sini, bu madde kapsamında yararlanılabilecek toplam istisna tutarı ise değerleme raporunda belirtilen bedelin % 100’ünü aşamaz. Buluşun üretim sürecinde kullanılması sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazançların, patentli veya faydalı model belgeli buluşa atfedilen kısmı, ayrıştırılmak suretiyle transfer fiyatlandırması esaslarına göre tespit edilir.

(4) Bu madde gelir vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.

(5) İstisna uygulamasının kesinti suretiyle alınan vergilere şümulü yoktur. Ancak, bu madde kapsamında istisnadan yararlanılan serbest meslek kazançları ile gayrimenkul sermaye iratları üzerinden yapılacak vergi kesintisi % 50 oranında indirimli uygulanır. Kazanç ve iradı kesinti yoluyla vergilenen ve beyanname vermesi gerekmeyen mükellefler için indirimli vergi kesintisi en fazla 5 yıl süre ile uygulanır.

(6) Bu madde kapsamında istisna uygulamasından yararlanan mükellefler, 26/6/2001 tarihli ve 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamında yer alan istisna uygulamasından ayrıca yararlanamaz.

(7) Birinci, üçüncü ve beşinci fıkralarda yer alan % 50 oranını ayrı ayrı ya da birlikte sıfıra kadar indirmeye, % 100’e kadar artırmaya, bu oranları sektörler ile birinci fıkrada yer alan gelir, kazanç ve iratlar itibarıyla ya da patent veya faydalı model belgesine göre farklılaştırmaya, üçüncü fıkrada yer alan % 100 oranını % 200’e kadar artırmaya, tekrar kanuni seviyesine indirmeye, beşinci fıkrada yer alan süreyi 1 yıla kadar indirmeye, tekrar kanuni seviyesine kadar çıkarmaya Bakanlar Kurulu; ikinci fıkranın (c) bendinde yer alan değerleme raporunun şekil, içerik, hazırlanması ile üçüncü fıkrada yer alan transfer fiyatlandırması suretiyle ayrıştırma yöntemi yerine satış, hasılat, gider, harcama veya benzeri unsurları dikkate alarak kazancın ayrıştırılmasında basitleştirilmiş yöntemler tespit etmeye ve bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

Getirilen bu istisna düzenlemesine ilişkin hüküm yorumlanmasına gerek olmayacak kadar açık olup, ayrıntılar için Maliye Bakanlığı’nın bu konuda çıkaracağı Tebliğ beklenilmelidir.

7) KVK’nın 5/B Maddesi Kapsamındaki Araştırma Ve Geliştirme, Yenilik İle Yazılım Faaliyetleri Neticesinde Ortaya Çıkan Patentli Veya Faydalı Model Belgeli Buluşa İlişkin Gayri Maddi Hakların Kiralanması, Devri Veya Satışına KDV İstisnası Getirildi:

6518 sayılı Kanunun 83. Maddesiyle 3065 sayılı KDV Kanununun 17. maddesinin dördüncü fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“z) 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/B maddesi kapsamındaki araştırma ve geliştirme, yenilik ile yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan patentli veya faydalı model belgeli buluşa ilişkin gayri maddi hakların kiralanması, devri veya satışı (Bu kapsamda vergiden istisna edilen işlemler bakımından bu Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uygulanmaz.).”

Yapılan bu düzenlemeyle, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/B maddesi kapsamındaki araştırma ve geliştirme, yenilik ile yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan patentli veya faydalı model belgeli buluşa ilişkin gayri maddi hakların kiralanması, devri veya satışı işlemleri KDV’den istisna tutulmuştur. Bu istisna, KDV indirimi söz konusu olmayan kısmi istisna kapsamındaki işlemlerin bulunduğu 17. Maddede düzenlenmesine rağmen, bent hükmüne eklenen parantez içi hükümle, anılan 5/B maddesi kapsamındaki araştırma ve geliştirme, yenilik ile yazılım faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan patentli veya faydalı model belgeli buluşa ilişkin gayri maddi hakların kiralanması, devri veya satışına ilişkin olarak yüklenilen KDV’lerin indirimine izin verilmiştir. Ancak, indirilemeyen verginin iadesi söz konusu değildir. İstisna düzenlemesi 1.1.2015 tarihinden itibaren yapılacak teslim ve hizmetlere uygulanmak üzere 19.2.2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

8) Ar-Ge Merkezi Sayılma İçin Gerekli Olan “50 Tam Zaman Eş Değer Ar-Ge Personeli İstihdam Etme Zorunluluğu” Yumuşatıldı, Bu Sayının 30’a Kadar İndirilmesi Konusunda Bakanlar Kurulu’na Yetki Verildi:

6518 sayılı Kanunun 101. Maddesiyle 5746 sayılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 4. maddesinin beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiş, takip eden fıkra buna göre teselsül ettirilmiştir.

“(6) Bu Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan elli tam zaman eş değer Ar-Ge personeli sayısını otuza kadar indirmeye, kanuni seviyesine kadar artırmaya veya sektörler itibarıyla belirlenen sınırlar dâhilinde farklılaştırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.”

Yapılan bu düzenlemeyle, uygulamada ortaya çıkan büyük bir sorunun çözümü konusunda olumlu bir adım atılmıştır. Uygulamada, elli tam zaman eş değer Ar-Ge personeli istihdam etmeyen şirketler, Ar-Ge faaliyetinde bulunsalar dahi, Ar-Ge Merkezi olarak kabul edilmemekteydiler. Bu durum ise, Ar-Ge Merkezi olmak isteyen çok sayıda firmanın mağduriyetine neden olmaktaydı. Sorunun tümüyle çözülebilmesi için, Bakanlar Kurulu’nun kendisine verilen yetkiyi kullanması ve sayıyı 30’a indirmesi beklenilmektedir.

9) Engellilik Derecesi % 90 veya Daha Fazla Olan Engelliler, Sürücü Dâhil 9 Kişilik Oturma Yeri Olan Araçları da ÖTV İstisnası Kapsamında Alabilecekler

6518 sayılı Kanunun 56. Maddesiyle 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununun 7. maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendine aşağıdaki (b) alt bendi eklenmiş, mevcut (b) ve (c) alt bentleri (c) ve (d) alt bentleri olarak teselsül ettirilmiş, bu şekilde (d) alt bendi olan alt bent aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“b) 87.03 G.T.I.P. numarasında yer alan (motor silindir hacmi 2.800 cm3’ü aşanlar, bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, sürücü dâhil 8 kişiye kadar oturma yeri olan binek otomobilleri, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç), yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi istiap haddinin % 50’sinin altında olanlar ile sürücü dâhil 9 kişilik oturma yeri olanların engellilik durumlarının araçları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmalarını gerektirecek nitelikte olduğunu ilgili mevzuat çerçevesinde alınan engelli sağlık kurulu raporuyla tevsik eden ve engellilik derecesi % 90 veya daha fazla olup tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından,”

“d) Bu bendin (a), (b) ve (c) alt bentleri kapsamındaki araçların aynı alt bentlerde belirtilen malûl ve engelliler tarafından ilk iktisabından sonra deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu kullanılamaz hâle gelmesi nedeniyle hurdaya çıkarılmasında, bu alt bentler kapsamındaki araçları hurdaya çıkaran malûl ve engelliler tarafından,”

Yapılan bu düzenlemeyle;

– Engellilik durumlarının araçları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullanmalarını gerektirecek nitelikte olduğunu ilgili mevzuat çerçevesinde alınan engelli sağlık kurulu raporuyla tevsik eden ve engellilik derecesi % 90 veya daha fazla olup tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptıran malûl ve engelli kişilere ait söz konusu araçların, beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı özel tüketim vergisinden istisna edilmiştir.

– Ayrıca, motor silindir hacmi 2.800 cm3’u aşanlar, bütün tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, sürücü dahil 8 kişiye kadar oturma yeri olan binek otomobilleri, yarış arabaları, arazi taşıtları bu istisnanın kapsamı dışında bırakılmıştır. Yani, bu araçlar istisna kapsamında iktisap edilemeyecektir.

Paylaş


Okuma Önerisi

Yol Yemek Prim İadelerine İlişkin SGK Genel Yazısı Yayımlandı.

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.