Yurt Dışı Taşeronluk Faturasının Türkiye’de Düzenlenmesi Halinde Kurumlar Vergisi ve KDV Uygulaması

Yurt Dışı Taşeronluk Faturasının Türkiye’de Düzenlenmesi Halinde Kurumlar Vergisi ve KDV Uygulaması

Tarih: 28 Mart 2014 | Vergi Günceli,


Yurt dışında inşaat işi yapan Türk firmaları genellikle iş yaptıracakları alt taşeronlarını Türkiye’den tercih etmektedirler. Türkiye’de yerleşik taşeronlar yurt dışında inşaat işi yapan Türk firmalarına yurt dışında verdikleri inşaat hizmetlerinin faturasını bazı zorunluluklar veya diğer nedenlerle Türkiye’de ve iş yaptıkları Türk Firmalarının Türkiye’de bulunan merkezleri adına düzenleyebilmektedirler. Bu gibi durumlarda, yani işin yurt dışında yapıldığı ancak sadece faturanın Türkiye’de düzenlendiği durumlarda, KDV hesaplanıp hesaplanmayacağı, Kurumlar Vergisi Kanununun 5/h maddesinde düzenlenen istisnadan yararlanılıp yararlanılmayacağı konularında tereddütlerle karşılaşılmaktadır.

1) Kurumlar Vergisi Yönünden

Bilindiği üzere, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde;yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilen kazançlar kurumlar vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır.

Konu hakkında 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin  “5.9. Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançlarda istisna” başlıklı bölümünde;

“Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ile yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye’de genel sonuç hesaplarına aktarılan kazançlar, herhangi bir koşula bağlanmaksızın kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

Benzer şekilde, anılan fıkranın (h) bendi ile de yurt dışında bulunan işyerleri veya daimi temsilcileri aracılığıyla yapılan ve yurt dışında vergilendirilen inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançların (vergi yükü oranına bakılmaksızın), ayrıca yurt içinde de vergilendirilmesinin önüne geçilmesi amacıyla bu kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

Bu istisnanın uygulanması açısından, yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanan kazançların Türkiye’ye getirilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Söz konusu kazançların Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi istisnadan yararlanılması için yeterlidir…”

Şeklinde açıklama yapılmıştır.

Buna göre, yurt dışında elde edilen kazançların kurumlar vergisinden istisna tutulabilmesi için,

– Yapılan işin bir inşaat, onarım ve montaj işi ile teknik hizmet olması,

– Bu işlerin işyerleri veya daimi temsilciler vasıtasıyla yabancı bir ülkede yapılmış olması,

– Bu işlerden elde edilen kazancın yurtdışında vergilendirilmiş ve Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmiş olması

gerekmektedir. Ayrıca, yurt dışındaki inşaat ve onarım işlerinin Türkiye’de yerleşik bir firmanın yurt dışındaki bir şubesine ya da bir yabancı ülke firmasına taahhüt edilmiş olması sözü edilen faaliyetten elde edilecek kazancın kurumlar vergisinden istisna tutulmasına engel teşkil etmemektedir.

Bu açıklamalara göre, yurt dışında yapılan söz konusu inşaat ve onarım işiyle ilgili olarak Türkiye’deki taşeron firmanın elde edeceği kazançlar kurumlar vergisinden istisnadır. Ancak, yurt dışında yapılmakla beraber faturası Türkiye’de düzenlenen bu taahhüt işinden elde edilecek kazancın anılan istisnadan yararlanabilmesi için,

– Taşeron firmanın bu işe ilişkin olarak düzenleyeceği faturalara yurt dışında yapılan bir iş için olduğuna ilişkin şerh düşmesi,

– Düzenlenen bu faturanın da yalnızca yurt dışı inşaat işlerine ilişkin kazancın tespitinde dikkate alınarak Türkiye’deki kazancın tespitine ilişkin kayıtlarda izlenmemesi ve Türkiye’deki kazancın tespitinde dikkate alınmaması;

– Bahse konu işin yurt dışında taahhüt edilerek yapıldığının ilgili makamlardan alınacak belgelerle tevsik edilmiş olması

gerekir.

Nitekim, konu ile ilgili olarak verilen bir özelgede de,

“Yurt dışında yapılan söz konusu inşaat ve onarım işiyle ilgili olarak şirketinizce elde edilecek olan kazançların kurumlar vergisinden müstesna tutulmasına engel bulunmamaktadır. Ancak, bahse konu ülkede yapılacak taahhüt işinden elde edilecek kazancın anılan istisnadan yararlanabilmesi için, şirketinizce bu işe ilişkin düzenlenecek faturalara yurt dışında yapılan bir iş için olduğuna ilişkin şerh konulması, düzenlenen bu faturanın da yalnızca yurt dışı inşaat işlerine ilişkin kazancın tespitinde dikkate alınarak Türkiye’deki kazancın tespitine ilişkin kayıtlarda izlenmemesi ve Türkiye’deki kazancın tespitinde dikkate alınmaması; bahse konu işin yurt dışında şirketinizce taahhüt edilerek yapıldığının ilgili makamlardan alınacak belgelerle tevsik edilmiş olması gerekir.”

Şeklinde görüş bildirilmiştir. (GİB. Kocaeli VDB.nin 12/09/2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.41.15.01-KVK-2010/13-136 sayılı özelgesi)

2) KDV Yönünden

3065 sayılı KDV Kanununun 1/1. Maddesinde; Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin KDV’ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 11/1-a maddesi ile de, ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler, yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler, serbest bölgedeki müşteriler için yapılan fason hizmetler ve karşılıklı olmak şartıyla uluslararası roaming anlaşmaları çerçevesinde yurt dışındaki müşteriler için Türkiye’de verilen roaming hizmetleri katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Öte yandan, aynı Kanunun 12/2. maddesinde ise,  yurt dışındaki müşteri kavramına açıklık getirilmiş ve söz konusu kavramın tanımı yapılmıştır. Bu tanımlamaya göre yurt dışındaki müşteri kavramından anlaşılması gereken ikametgahı, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında olan alıcılar ile yurt içinde bulunan firmanın yurt dışında kendi adına müstakil olarak faaliyet gösteren şubeleridir. Öte yandan bir hizmetin yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmet sayılabilmesi için de;

– Hizmetlerin yurt dışındaki bir müşteri için yapılması,

– Hizmetten yurt dışında faydalanılması,

zorunludur.

Ayrıca, 60 sıra no.lu KDV Sirkülerinde;  Türkiye’deki bir mükellefin yurt dışında yaptığı inşaat, onarım, montaj işlerinin Türkiye’de ifa edilmemesi veya bu hizmetlerden Türkiye’de faydalanılmaması durumunda KDV’nin konusuna girmediği belirtilmiştir.

Buna göre, taşeron firmanın yurt dışında inşaat yapan Türk firmasına yine yurt dışında yaptığı inşaat taahhüt hizmetleri Türkiye’de KDV’nin konusuna girmediğinden, KDV’ye tabi bulunmamaktadır. Yurt dışında yapılan bu hizmetlere ait faturanın Türkiye’de düzenlenmesi durumu değiştirmemekte, ancak fatura üzerine durumu belirten bir şerhin konulması ve işin yurt dışında gerçekleştirildiğinin sözleşme vb. belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir.

Paylaş


Okuma Önerisi

Bedelsiz Edinilen Ortaklık Paylarının Muhasebeleştirilmesi ve Vergilendirilmesi

E-bülten

Bizden haberder olmak için lütfen kaydolun.